11. Hukuk Dairesi 2009/8997 E. , 2011/7786 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2005/325-2008/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davalılar vekili avukat .... duruşmaya geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildi…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8997 E. , 2011/7786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2005/325-2008/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davalılar vekili avukat .... duruşmaya geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı gerçek kişi ile dava dışı limitet şirketi kurduklarını, daha sonra bu davalının baskısıyla sahibi olduğu %50 payını kendisine devrettiğini, yapılan mutabakat sonucu ortağı olduğu diğer davalı şirkete ait 30 Milyar TL bedelli 24.10.2001 vadeli ve 65 Milyar TL bedelli 15.09.2001 vadeli bonoları verdiğini, 30 Milyar bedelli senedin takibe konulduğunu, davalı gerçek kişinin imza inkarında bulunduğunu, imzanın bu davalıya ait olduğunun ortaya çıktığını, esasen yargılandığı ceza dosyasında da bonoları borcu için imza ederek verdiğini kabul ettiğini, 65 milyar TL bedelli bononun tahsili için yapılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 80 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, aralarında senet imzalanmasını gerektirir bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette muhasebe elemanı olarak çalıştığını, müvekkili şirketin cirosunun bulunduğu dava dışı müşteri çeki nedeniyle müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borcun tasfiyesi amaçlı olarak 3.500.000.000 TL bedelli ve ikisi imzalı, diğer kısımları boş üç ayrı senet verildiğini, hiçbir zaman 30 ve 65 Milyar TL bedelli senetler vermediğini, daha sonra borcun tasfiye edildiğini, imzalı boş senetlerin kasaya alındığını, esasen senetleri dava dışı alacaklıdan davacının aldığını, müvekkilinin yurt dışına çıktığını, davacının boş senetleri alarak tedavüle koyduğunu, imzanın müvekkili gerçek kişiye, yazı kısımlarının davacıya ait olduğunun belirlendiğini, dava dışı şirketin kuruluş tarihi, sermayesi ve diğer unsurlar dikkate alındığında senetlerin hisse devri ile bir ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.