11. Hukuk Dairesi 2023/2823 E. , 2024/5493 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1042 Esas, 2022/1290 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1222 E., 2019/943 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2823 E. , 2024/5493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1042 Esas, 2022/1290 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1222 E., 2019/943 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan GNB .. Şirketi arasında 14.12.2015 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince davacı tarafça malların satış bedeline ilişkin çeklerin tanzim edilerek, davalılardan GNB .. Şirketine teslim edildiğini, ancak sözleşme konusu malların davacı şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle davalı tarafa ihtarname çekildiğini ve çeklerin iadesinin istenildiğini, ancak çeklerin iade edilmediğini belirtilerek dava konusu Yapı Kredi Bankası Pendik Şubesi 12.11.2016 tarihli 5282539 seri numaralı 65.000,00 TL ve 03.12.2016 tarihli 5282540 seri numaralı 60.000,00 TL bedelli çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin ciro yoluyla davalı bankaya devredildiğini, işbu davalının iyi niyetli hamil sıfatına haiz olduğunu, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan satım sözleşmesinin muvazaalı olarak her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalılardan GNB ... Şirketi arasında 14.12.2015 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiği, işbu satış sözleşmesi uyarınca alıcı olarak yer alan davacı Sistem Isı ... ...'un Yapı Kredi Bankası Pendik Şubesine ait çeklerle sözleşme konusu ürünlerin bedelini ödeyeceğinin belirlendiği, işbu sözleşme konusunun kazan alımına ilişkin olduğu ve bedelin 9 adet çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, toplam tutarın ise KDV dahil 600.000,00 TL olarak belirlendiği, dosyada mübrez ihtarname cevaplarında davalılardan GNB .. Şirketinin sözleşmede kararlaştırılan edimi ifa etmediği hususunun Beykoz 2. Noterliğinin 7 Kasım 2016 tarihli ihtarnamesinde de ikrar edilmiş olduğu ve olumsuz mali durum ve ekonomik koşullar nedeniyle malların teslim edilemediğinin belirtildiği, işbu ihtarnamede çeklerin diğer davalı bankaya teminat olarak verildiğinin belirtildiği, davacı tarafça davalı bankadan da davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığından dolayı iadesinin talep edildiği, 27.06.2019 tarihli cevabi yazıda davaya konu çeklerin takastan ödendiğinin belirtildiği, dosyada mübrez mali müşavir bilirkişisince düzenlenen raporda taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle toplamda 600.000,00 TL olarak verilen ve dava konu çeklerin de dahil olduğu avans çekler karşılığında GNB şirketinin 242.817,09 TL 'lik mal teslimatı yaptığının ve çek iade teslimat işlemlerinden sonra davacının davalılar GNB'den dava tarihi itibariyle 400.008,29 TL'lik alacağının bulunduğunun sabit olduğu, davalı bankanın çeki ciro yoluyla devralmış olması nazara alındığında davalı bankanın davacı aleyhine kötü niyetli hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Türkiye Katılım Bankası A.Ş'ye yönelik açılan davanın reddine diğer davalı ... .. Şirketine yönelik açılan davanın kabulü ile davaya konu çek bedellerinin tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı danka açısından davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Ltd. Şirketi aleyhinde çeklerin ödeme gününde iflas erteleme tedbir kararının bulunduğunu, davaya konu çeklerin ilgili bankaya temlik cirosu ile verilip verilmediği, verilmiş ise kayyım onayı olup olmadığının araştırılması ve ona göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yapılarak hüküm verildiğini, zira davalı Şirketin çekler ödenmeden evvel çeklerin karşılıksız olduğunu bankaya bildirdiği, bu irade beyanını gerek banka gerek davacıya yazılı olarak ifade ettiğini, buna ilişkin ihtarnameler gönderildiğini, davalı bankanın tüm bu hususları bilerek kötü niyetli bir biçimde çekleri takasa vererek tahsil ettiğini, davalı bankanın iyiniyetli hamil olmadığının ispat edildiğini, davalı bankanın iflasın ertelemesi konusundaki davaya çeklerin ödenme tarihinden evvel müdahil olduğunu ve celp edilmiş olan icra takip dosyalarında da görüleceği üzere diğer davalı ...’nin iflas erteleme tedbiri altında olduğuna ve bu bağlamda bilanço ve mizana vakıf olduğunu, bu şartlar altında davalı bankanın iyiniyetli hamil olduğu iddiasına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne ve ödenmiş olan çek bedellerinin her iki davalıdan da istirdadına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas yönünden verilen kararın doğru olduğunu, ancak davanın esastan reddedildiğini, vekâlet ücretinin dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle ortadan kaldırılarak lehlerine nispi vekâlet ücreti hesaplanarak tekrar hüküm kurulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu iki çekin davalı lehtar GNB...Ltd.Şti tarafından davalı bankaya ciro edilmiş olup yapılan cironun ciro edilirken "bedeli teminattır" " bedeli rehindir" gibi bir açıklama yazılmadığı gibi rehin cirosu olarak yapıldığına dair bir kayda rastlanmadığından çeklerin temlik cirosu ile davalı bankaya verildiğinin kabulü gerektiği, davacı vekilinin davalı bankanın, ödeme tarihinden önce çeklerin bedelsiz kaldığı yönünde gönderilen ihtar ile çeklerin bedelsiz olduğunu bildiği ve yine diğer davalı .....Ltd.Şti 'nin açmış olduğu iflas erteleme davasına müdahil olamak suretiyle davalı lehtar şirketin bilançosunu bildiği ve iyiniyetli hamil olmadığını ileri sürmüş ise de bu hususların davalı hamil bankanın senedi iktisap ederken kötü niyetli olduğu hususunu ispata elverişli olmadığı, davacı keşidecinin davalı lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def' ileri iyi niyetli yetkili hamil olan davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davanın nispi harça tabi olup, konusu para alacağı niteliğinde olduğundan verilecek karar ile birlikte hüküm altına alınacak vekâlet ücretinin de dava değeri üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanması gerekirken davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satım sözleşmesine dayalı yapılan avans ödemesi olarak keşide edilen çeklerin, mal teslimi yapılmaması nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit ve ödenen çek bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.