11. Hukuk Dairesi 2012/9699 E. , 2012/13135 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2010 tarih ve 2009/929-2010/937 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9699 E. , 2012/13135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2010 tarih ve 2009/929-2010/937 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından işyerim paketi sigorta poliçesi ile sigortalı işyeri ve içerisindeki emtiaların binaya ait su tahliye borularından akan suların işyerine sirayet etmesi nedeniyle hasara uğradığını, meydana gelen hasardan davalı kooperatifin malik sıfatıyla diğer davalının da sigortacısı olarak sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından 3591,96 TL. hasar miktarının sigortalısına ödendiğini, fazlaya ait talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 3591,96 TL sigorta rücu tazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 04/08/2008 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş. vekili, davacı ... şirketinin teminat kapsamına girmeyen bir hasarı ödemiş olduğunu, davaya konu hasar gören malların palet üzerine konulmaksızın direk zemin üzerine konulduğunu, dolayısıyla zararın meydana gelmesinde davacının sigortalısının tam kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin hasarı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkili ile davacının sigortalısı Kumaşçı Teks. Day. Tük. Malları Tic. Ltd. Şti. arasında 01/05/2008 ile 30/04/2009 tarihi arasında kira kontratı yapıldığını, kiracı mecuru kiralarken mecurda bina ile ilgili her türlü su borularının geçtiğini bilerek kiraladığını, tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiği için müvekkile karşı davacının tazminat talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, dava konusu yerde meydana gelen ve gelecek olan rizikolara karşı müvekkil diğer davalı Başakgroupama Sigorta A.Ş'ye sigorta ettirdiğini savurak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olayın meydana gelmesinde kiraya veren davalı kooperatifin BK'nun 249. maddesine göre "kiralayan kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir" hükmü karşısında sorumlu olduğu, bu hüküm çerçevesinde ve zararın su borularındaki çatlamadan meydana geldiği sabit olduğundan kiralayan kooperatifin bu olayda kısmen kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde, zarar gören emtianın zemine yerleştirilirken 15 cm'lik bir yükseltinin üzerine istif edilmesi halinde zararın en az hadde inebileceği iken bu tedbiri almayan kiracı olan davacısı sigortalının da olayda kısmen kusuru bulunduğu, eşit paylaşım ilkesi doğrultusunda tazminatta işletme kooperatifinin %50 ve kiracının da %50 kusurlu olarak kabulü gerekeceği ve bunun neticesinde davacının kusur nispetleri nazara alınarak sigortalısına ödemiş olduğu, dava konusunu teşkil eden 3.591,96 TL'nın ½ olan 1795,98 TL'yi tazminat olarak isteme hakkının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.795,98 TL'nın ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı kooperatif, davacı sigortalısının, depoyu kiralarken binaya ait ana ve tali su borularının deponun tavanından geçtiğini gördüğünü, bu boruların çürümesi, delinmesi, çatlaması ve her ne sebeple olursa olsun meydana gelebilcek su basmalarından sorumlu olmayacağını zira bu durumun da kira sözleşmesinin 18. maddesinde düzenlendiği savunmasında bulunmuş, mahkemece, BK'nun 249. maddedeki düzenleme dikkate alınarak kira sözleşmesinin 18. maddesi geçersiz olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de BK'nun 249. maddesi düzenleyici ve emredici nitelikte değildir. Bu durumda, mahkemenin BK'nun 249. maddedeki düzenleme dikkate alınarak kira sözleşmesinin 18. maddesi geçersiz olduğu yönündeki tespiti doğru olmadığından kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.