4. Hukuk Dairesi 2022/3996 E. , 2024/1518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/5 - 2022/5 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK- 43620 DAVA TARİHİ : 26.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi /İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/145430 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzeri
**4. Hukuk Dairesi 2022/3996 E. , 2024/1518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/5 - 2022/5 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK- 43620 DAVA TARİHİ : 26.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi /İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/145430 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Ertuğrul Yılmaz geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2019 tarihinde trafik sigortası bulunmayan traktörün tarım faaliyeti sırasında yan yatması nedeniyle gerçekleşen tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yerin Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) tanımlanan karayolundan sayılmayan yer olduğundan davanın reddi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığı için faiz talebinin haksız olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın tarla sahasında, davacı tarafın tarımsal faaliyet icra ederken meydana geldiğinin sabit görüldüğü, dava konusu kazanın Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen karayolu ve bağlantısı sayılan yerlerden birinde meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın karayolu ve bağlantısı sayılan bir yerde meydana gelmediği gerekçesinin hatalı olduğu, başvuruya konu trafik kazası KTK'nın kapsamına giren bir yerde bahçede meydana geldiğini, KTK'nun 2 nci maddesi kapsamında da bahçenin karayolu sayıldığını, ayrıca toplanan narların yol kenarında beklemekte olan kamyon ve tır araçlarına yüklenmek üzere traktör römorku ile taşınması sırasında olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç: İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"... 'Kaza yeri, araç girmesine müsait olmayan nar bahçesidir. Kaza yapan traktörün yüklü halde bahçe içindeki sulama arkından geçerken römorkun yan yatması sonucu römorkta bulunan başvuranın ayağının sıkışarak kırılmasına sebep olduğu anlaşılmaktadır. Olay 2918 sayılı KTK 2.Md.de karayolu olarak sayılan yerlerden olmayan nar bahçesi niteliğindeki arazide meydana geldiğinden, evraklar arasında karayolu ile bağlantısı olduğuna dair belge bulunmadığından, kaza mahallinden ötürü Karayolları Trafik Kanunu kapsamı dışında kaldığından ZMMS’yi düzenleyen KTK m. 85 uygulama alanı bulmayacaktır. Keza KTK. Md.3 trafik kazasını “Trafik kazası: Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm,yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır” olarak tanımlamıştır. Olayın gerçekleştiği yerin trafiğe kapalı, kamuya açık olmayan alan olması sebebiyle, başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır..." şeklinde gerekçe ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde belirttiği itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan davalının sorumluluğunda olan aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği 3. Değerlendirme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2 nci maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (H.G.K'nun 28.09.2011 tarihli, 2011/17-499-2011/557 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut olayda kaza nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan soruşturma dosyasında davacının da içinde bulunduğu römorklu traktörün nar toplama işi için nar bahçesinde olduğu, kazanın ise toplanan narların yol kenarında beklemekte olan kamyon ve tır araçlarına yüklenmek üzere traktör römorku ile taşınması sırasında nar bahçesi içerisinde traktörün devrilmesi ile meydana geldiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince olayın tarımsal faaliyet icra ederken meydana geldiği, karayolu ve bağlantısı sayılan yerlerden birinde meydana gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş İtiraz Hakem Heyetince de aynı gerekçeyle davacının itirazının reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan bir alanda da meydana gelmesi halinde karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Buna göre, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK'nın 2 nci maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan karayolu sayılan yerlerden olduğu ve rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince esastan yapılacak inceleme ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.