Davacı asıl dava dilekçesinde; 1995-2011 yılları arasında Yeşilova Belediyesinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (6111 sayılı Kanun) 166. maddesi gereğince Aksaray İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atamasının yapıldığını ve hâlen sürekli işçi statüsünde çalışmakta olduğunu, 1995-2011 yılları arasında
DAVA KONUSU: Davacı asıl dava dilekçesinde; 1995-2011 yılları arasında Yeşilova Belediyesinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (6111 sayılı Kanun) 166. maddesi gereğince Aksaray İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atamasının yapıldığını ve hâlen sürekli işçi statüsünde çalışmakta olduğunu, 1995-2011 yılları arasında yıllık izinlerini kullanmadığını, defalarca talep etmiş olmasına rağmen şu anda görev yaptığı Kurumda da ilgili çalışma dönemine dair yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin yıllık izin hesabı yönünden birleştirilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek 1995-2011 yılları arasında Yeşilova Belediyesi nezdinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken hak kazanmış ve kullanmamış olduğu yıllık izin süresinin tespitini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının 1995-2011 yılları arasında hak kazandığı yıllık izin süresinin tespitine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıllık veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı 6111 sayılı Kanun'un 166. maddesi uyarınca davalı Kuruma devredilmeden evvel 1995-2011 yılları arasında Yeşilova Belediyesi nezdinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken hak kazandığı ve kullanmadığı yıllık izin süresinin tespitini talep etmiş olup İlk Derece Mahkemesince davacının 1995-2011 yılları arasındaki çalışmalarına ilişkin olarak kullanılmamış 306 günlük yıllık izin hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacının 15 tam yıl boyunca hiç yıllık izin kullanmadan çalışmış olduğuna ilişkin Mahkeme kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanını almasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar vermesi gerekmektedir.