3. Hukuk Dairesi 2025/352 E. , 2025/2821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2195 E., 2024/1942 K. İLK DERECE MAHKEMES : Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/98 E., 2023/143 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Dicle EDAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve
**3. Hukuk Dairesi 2025/352 E. , 2025/2821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2195 E., 2024/1942 K. İLK DERECE MAHKEMES : Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/98 E., 2023/143 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Dicle EDAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 05.03.2015 tarihinde, müvekkilinin ... Köyü 1535 sokak no:1 adreste boya yaptığı sırada, yapının yanından geçen, davalı şirkete ait yüksek gerilim hattına kapılarak ağır şekilde yaralandığını, tedavisinin halen devam ettiğini, kaza nedeniyle ellerini ve sağ ayağını tamamen kullanamaması nedeniyle işgücünü büyük oranda kaybettiğini, enerji hattının sahibi olan davalı şirketin söz konusu hattın yönetmeliğe uygun kurulmaması nedeniyle sorumlu bulunduğunu, davalı Belediyenin de gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, boya işi yapan davacının aylık kazancının 2.500,00 TL olduğunu, hesaplanacak tazminat miktarı belirsiz olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca davanın niteliğinin belirsiz alacak davası olduğunu belirterek; şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL sürekli iş görmezlik olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24.08.2023 tarihinde maddi tazminat taleplerinin toplam 3.523.719 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, hattın yönetmeliğe uygun tesis edildiğini, dava dışı çalıştıran kimsenin ve davacının kusurunun araştırılması gerektiğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; dava dışı şahsa ait işin yapılması sırasında kaza meydana geldiğinden iş mahkemesi görevli olup, binanın kaçak olması halinde sorumluluğun yapı malikine ait olduğunu, davacı ile yapı malikinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, 26.05.2021 tarihli kök ve 09.07.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda davalı şirketin %15, davalı Belediyenin %35, işveren konumundaki dava dışı Suat'ın %35, davacının %15 oranlarında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Dicle Üniversitesi - Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda, davacının maluliyet oranının %66 olduğu, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, hesap bilirkişi raporunda davacının %15 kusurlu olduğu ve maluliyeti gözetilerek geçici iş görmezlik tazminatının 45.375,48 TL, sürekli iş görmezlik tazminatının 3.474.259,40 TL ve geçici bakıcı giderinin 4.085,10 TL olarak hesaplandığı, kazanın iş kazası sayılamayacağı, somut olayda haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, olayın 05.03.2015 tarihinde meydana geldiği, işbu davanın 11.05.2022 tarihinde açıldığı, Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/501 E. sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar 05.05.2022 tarihinde kesinleştiğinden davalının zamanaşımı definin reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 3.523.719,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemeye 24.08.2023 tarihinde ibraz edilen hesap raporu ile TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve prograsif rant yöntemi kullanılarak 2015 yılında 2.500,00 TL olan gelirin asgari ücrete oranlanmak suretiyle takip eden yıllardaki asgari ücret ile çarpılarak davacının gelirinin tespit ve hesap edildiği, hesaplamanın yapıldığı 10.08.2023 tarihindeki ve 10.10.2023 karar tarihindeki güncel asgari ücret verilerinin esas alındığı, raporun tanzim edildiği tarihten sonra 01.01.2024 tarihinde yürürlüğe girecek olan asgari ücret artışının rapor ve karar tarihinde bilinmesinin mümkün olmadığı, nitekim davacı vekilinin hesaplamaya dair bir itirazının bulunmadığı, davacı ile dava dışı yapı maliki arasında iki katlı binanın iç ve dış cephesinin boyasının yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, ücretin sadece bu iş için ve toplam olarak belirlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 393. maddesi kapsamında bağımlı olarak çalışmaya dayalı bir hizmet akdinin kurulmadığı, aynı Kanun'un 470. maddesine uyan eser meydana getirme ve karşılığında ücret ödeme şeklinde eser sözleşmesinin kurulduğu, buna göre mahkemenin görev konusundaki nitelendirmesinin yerinde olduğu, binanın yapımına 2010 yılında başlandığı, 2014 yılında yerleşimin olduğu, 1929644 tesisat numaralı elektrik aboneliğinin 25.12.2015 yılında kurulduğu, yapının tapu kaydının ve ruhsatının bulunmadığı, dava konusu olayın gerçekleştiği inşaatın kaçak olarak yapılmaya başlandığı, bu konuda düzenlenmiş bir tutanağa dosya kapsamında rastlanmadığı, yapı sahibinin düzenlemelere aykırı eylemlerinin illiyet bağını kesecek nitelikte olmadığı, davalı şirketin de bu konuda hem davalı Belediyeye hem de yapı sahibine yaptığı herhangi bir bildirim bulunmadığı, meydana gelen zarar ile davalının denetim ve gözetim sorumluluğu arasında illiyet bağını kesecek nitelikte olmadığı, bina ve eklentilerinin kaçak yapımı hususunda denetim yükümü Belediyeye ait olmakla birlikte davalı şirketin de bina ve eklentilerinin Kuvvetli Akımlar Tesis Yönetmeliği uyarınca iletim hatlarına olan mesafesini can ve mala zarar gelmeyecek şekilde korumakla yükümlü olduğu, bu konuda binanın abonelik sözleşmesinin yapıldığı 25.12.2015 tarihi itibariyle yapının elektrik iletim hatlarına yatay uzaklık mesafesinin Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığının tespiti ile gerekli uyarı ve müeyyideler yapılmadığından davalının da kusurunun bulunduğu, buna göre müteselsil sorumluluğa gidilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, dosyaya kazandırılan tüm raporlarda davalının bakım, onarım ve denetim yükümlülüklerini Yönetmelik kapsamında yerine getirmediğinin belirlendiği, davacının ücreti konusunda Mahkemece gerekli yazışmaların yapıldığı ve hesaplamaya esas olarak takip eden yıllarda asgari ücret düzeyinde geliri olacağına dair değerlendirmede hukuka aykırılık görülmediği, netice olarak esasen ücretin asgari ücret üzerinden hesap edilerek oranlandığı, SGK'nın 11.04.2016 tarihli yazısında, davacıya herhangi bir geçici işgöremezlik ödeneğinin yapılmadığının bildirildiği, kaza tarihinde sigortalı çalışan olmadığı, haksız fiilin 05.03.2015 tarihinde meydana geldiği, davanın 11.05.2022 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 ve 66/e maddeleri gereğince zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, kaza tarihi ile ıslah tarihi arasında zamanaşımı oluşmadığı, dava belirsiz alacak davası olarak açılmakla dava tarihi itibariyle talep edilen alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiğinden zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, her ne kadar Mahkemece zamanaşımının hesaplanmasında aynı konuda açılan davada Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/912 E. sayılı dosyasına ait davanın 23.12.2015 açılma tarihi esas alınmış ise de davanın açılması ile sağlanan hukuki himayenin davanın açılmamış sayılması ile ortadan kalktığı, Mahkemenin zamanaşımına dair gerekçesinin ve davalı ... yönünden açılan davada, esas olarak hizmet kusuruna dayanılması nedeniyle, davanın idari yargı yerinde karara bağlanması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davalı şirket yönünden kabulü ile 3.523.719,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... aleyhine açılan davanın yargı yolunun caiz olması dava şartı yerine getirilmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılardan şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; 24.08.2023 tarihli hesap raporunda işleyecek dönem için hesaplama yapılırken asgari ücret 11.402,00 TL olarak belirlenerek hesaplama yapılmışsa da, 28.12.2023 tarihinde 2024 yılı 1 Ocaktan itibaren asgari ücretin net 17.002,00 TL olarak belirlendiğini, TRH 2010 yaşam tablosu kapsamında 2024 yılı için asgari ücret artışının %10 üzerinden hesaba katılarak tüm bilinmeyen dönem için bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, gelecek dönem açısından da bakıldığında asgari ücrete gelecek zam oranının %50'ye yakın olacağı açıkken, bilirkişi tarafından rapor hazırlanırken artış oranının %10 gösterilmesi ve sürekli olarak bu oran üzerinden hesap yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, talep artırım dilekçesinde bu husustaki itirazların da bildirildiğini, hesaplanan tazminatın müvekkilinin zararını karşılamadığını, davalı ... yönünden verilen kararın doğru olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı şirket vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, davacının kusurunun hesaplamalardan düşülmediğini, davacı talebini aşar şekilde ve asgari ücretin üzerinde hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesap raporunda bakiye ömür süreleri, bilinmeyen dönem hesap yöntemi gibi hususların Yargıtayın yerleşik kararlarına uygun olmadığını, masraf ve giderlerin de düşülmediğini, yapının kaçak olduğunu ve olayın gerçekleşme şekline göre illiyet bağının kesildiğini, olayın bakım ve onarım eksikliğinden kaynaklanmadığını, elektrik hattının kime ait olduğu hususunun netleştirilmesi gerektiğini, bina ve eklentilerinin yapı ruhsatı olup olmadığı ayrıca dava konusu binanın elektrik hattından önce mi sonra mı yapıldığının araştırılması gerektiğini, davacının yaşı dikkate alınarak aktif-pasif dönem ayrımı yapılmak suretiyle hesap yapılması gerektiğini, davacının gelirine ilişkin herhangi bir belge olmadığı halde gelirin yüksek hesaplandığını, ortalama yaşam ömrünün yaşam tablosuna uygun olmadığını, hem çalışma gücünün kaybı hem de bakıcı giderlerinin beraber hesaplanmasının fazla hesaplamaya sebebiyet verdiğini, raporda geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik bakımından nasıl hesaplama yapıldığı konusunun açık olmadığını, kaza nedeniyle sigortalı hak sahiplerine SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle zaman aşımı itirazının yerinde bulunmamasına, kusur ve maluliyet tespitine yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmasına ve hesap raporuna yönelik yargılama sırasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.