6. Ceza Dairesi 2023/18646 E. , 2024/9456 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3647 E., 2022/3484 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin biri…
**6. Ceza Dairesi 2023/18646 E. , 2024/9456 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3647 E., 2022/3484 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit, bir kimseyi, malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Tehdit ve cebrin malı, müştekinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir. Sonra gerçekleşen cebir ve tehdit, eylemi yağmaya dönüştürmez. Cebir ve tehdit, malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; olay gecesi sanığın, katılanın ikametine balkon pvc penceresini zorlayarak girdiği, ikametin içerisinde bulunan 400.000,00 TL değerindeki saat, ziynet eşyası gibi kıymetli eşyaları çaldıktan sonra binadan ayrılıp bahçe duvarından atlayarak sokağa çıktığı, bu sırada katılana ait ikametin bulunduğu yerde oturan mağdur ...'nın, kapının önünde beklemekte olan bir araç olduğunu gördüğü, aracın yanına yaklaşıp baktığında içerisinde kaç kişi olduğunu göremediği şahıs veya şahısların gizlendiğini farkettiği, bu esnada katılanın ikametinin bulunduğu bahçe duvarından sokağa atlayan sanığı gördüğü, sanığın üzerinde katılana ait olduğu anlaşılan iki adet spor çanta olduğu halde elindeki tabancayı mağdura doğrultarak "yaklaşma, vururum" şeklinde sözler söylediği, akabinde kendisini beklemekte olan araca binerek olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın hırsızlık amacıyla girdiği bağımsız bölümden ayrılması ile hırsızlık suçunun tamamlandığı, malın, ev sahibinin hakimiyet alanından çıkmasından sonra kendisini kurtarmaya çalışan sanığın, bundan sonraki eyleminde mağdura silah doğrultması nedeniyle nitelikli tehdit suçunun gerçekleştiği gözetildiğinde, nitelikli hırsızlık ve silahla tehdit suçlarının sübut bulduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; 1. Oluş ve dosya içeriğine göre, araçta bekleyen kimliği tespit edilemeyen şahsın veya şahısların, eyleme katılma yahut hırsızlık veya yağma suçunun işlenmesi yönünde iştirak iradesinin bulunup bulunmadığı hususları belirlenmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1. maddesinin (c) bendinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında, yazılı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1. maddesinin (a) ve (h) bentlerinin yanı sıra (c) bendi ile de uygulama yapılarak fazla ceza tayini, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1191 Esas ve 2014/630 Karar sayılı ilamının, temyiz incelemesi safahatında yaş küçüklüğü hükümleri uygulanarak düzelterek onama kararı verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin 5.fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/409 Esas ve 2015/443 Karar sayılı ilamı ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan Türk Ceza Kanun'u 297/1-son-4, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle ve değişik gerekçe ile Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.