11. Hukuk Dairesi 2011/14880 E. , 2013/16303 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2009/54-2011/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14880 E. , 2013/16303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2009/54-2011/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ve dünyanın bir çok ülkesinde tescilli ''LUCKY'' ibareli markanın sahibi olduğunu; bu markayı Türkiye'de ve TPE nezdinde tescil ettirmek amacıyla 2008/10522 numarası ile başvuruda bulunduğunu, bu itirazın TPE tarafından ...Temizlik Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. adına 2003/08636 sayı ile tescilli ''LUCKY'' markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, LUCKY markasının müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır nizasız, fasılasız ve yoğun bir şekilde yurt içinde ve yurt dışında kullanılmakta olduğunu, bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, müvekkil şirket adına tanınır ve bilinir hale geldiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2008-M-6152 sayılı kararının iptaline, başvurunun tesciline, redde gerekçe gösterilen davalı şirkete ait 2003/8636 sayılı markanın önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve başvurunun kötü niyetle yapılmış olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 07.07.2010 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde yer alan hususlar aynen kalmak suretiyle, davalının 2003/8636 sayılı markasının hükümsüzlüğü taleplerine 556 KHK'nın 42/I-c yollaması ile 14.madde çerçevesinde kullanılmama nedeniyle hükümsüzlük talebini eklemek suretiyle karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacı başvurusu ile redde dayanak markanın her ikisinin de "LUCKY" kelimesinden oluştuğu, İngilizce'de "Şanslı" anlamına gelen sözcüğün "la-ki" şeklinde okunduğu, davacı başvurusunda yer alan 16. sınıftaki emtianın tamamının redde dayanak markada da aynı veya aynı tür olarak yer aldığı, dolayısıyla işaretler aynı olduğu gibi, malların da birebir aynı veya aynı tür oldukları, KHK'nın 7/1-b bendinde belirlenen mutlak red nedeninin somut olayda gerçekleştiği ve YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, zira 26.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5194 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonrası kullanımla ayırt edicilik suretiyle, bu mutlak red nedeninin aşılmasına hukuken olanak bulunmadığı, yurt dışındaki tesciller ve tanınmışlığın da ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği, ıslahla hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterilen vakıanın değiştirilebileceği, ancak dava tarihinin ıslah tarihine çekilmesine olanak bulunmadığı; dolayısıyla 18.02.2009 tarihinde açılan dava tarihi itibariyle 556 sayılı KHK'nın 42/I-c ve 14.maddelerinde öngörülen 5 yıllık sürenin henüz gerçekleşmediği, zira davalı markasının 13.12.2004 tarihinde tescil edildiği, esasen ıslah öncesi dayanılan hükümsüzlük gerekçelerinin de somut olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın redine akrar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davacı dava dilekçesinde yer alan, davalı markasının; öncelik hakkı, tanınmışlık ve kötüniyetle tescile dayalı hükümsüzlük taleplerine, 07.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 556 sayılı KHK'nın 42/1-c maddesi yollamasıyla 14. maddesi gereğince kullanılmama sebebiyle hükümsüzlük talebini de eklemiştir. Mahkemece, ıslah öncesi dava dilekçesinde dayanılan hükümsüzlük sebeplerinin somut olayda mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; bu hükümsüzlük koşullarının neden ve ne şekilde gerçekleşmediği somut gerekçeler ile açıklanmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.