1. Ceza Dairesi 2012/3437 E. , 2013/26 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a) Sanıklar ... ve ... hakkında, CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan, gereği mahallinde yerine getirilmek üzere kararların inceleme dışı tutulmasına karar verilmiştir. b) Sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama, mağdur ...'ya hakaret suçl…
**1. Ceza Dairesi 2012/3437 E. , 2013/26 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a) Sanıklar ... ve ... hakkında, CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan, gereği mahallinde yerine getirilmek üzere kararların inceleme dışı tutulmasına karar verilmiştir. b) Sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama, mağdur ...'ya hakaret suçlarından kurulan beraat kararlarını temyizde hukuki menfaati bulunmadığından ve gerekçeye yönelik de olmayan, bu suçlara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 2) Son celsede hazır bulunan ve haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ..., ... ve ...'ye son sözlerinin Sorulmamış olması, hükümlerin niteliğine ve temyiz kapsamına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 3) Sanıklar ... ve ...'nın, maktul ...'i kasten öldürmeye yardım suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ...'nın ... ve ...'e hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde, Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... ve ...'nın maktul ...'e yönelik eylemlerinin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında, ... ve ...'ye hakaret suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanık ... müdafiinin suç niteliğinin taksir1e öldürme olduğuna, meşru savunmaya yönelen; Cumhuriyet Savcısının ve katılan ... ve katılan sanıklar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle, A) Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerinin (ONANMASINA), B) Sanıklar ... ve ...'nın, ...'i öldürmeye yardım suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; Oluşa ve dosya kapsamına göre; pazar yerinde haşlanmış mısır satan sanık ... ve maktul ...'in, olay günü aralarındaki ticari rekabet nedeniyle tartışmaya başladıkları, bunun üzerine telefonla sanık ...'ın kardeşi sanık ...'yı maktul ...'in de ..., ... ve ...'ı olay yerine çağırdıkları pazar yerinde meydana gelen kavga sırasında, ...'in ele geçirilemeyen demir sopa ile ... ve ...'ın başına vurarak sanıkları yaraladığı yine ...'nin sanık ...'nın başına demir sopa ile vurduğu ayrıca başlarından yaralanan ... ve ...'ın yanına mısır kazanından aldığı bir kap sıcak su ile gelen maktul ...'in, bu sıcak suyu ...'ya doğru savurduğu, sanık ...'ın kavga sırasında aniden ve kendiliğinden verdiği kararla, pazar yerinin girişini kapatmakta kullanılan demir boru ile maktu1ün başına 1 kez vurarak maktu1ü ağır şekilde yaraladığı, ...'nın ve maktul ...'i adiyen darp ettiği, kaldırıldığı hastanede 18 gün sonra ölen maktul hakkında, Adli Tıp Kurulu l.İhtisas Dairesince düzenlenen 09/02/2011 tarihli raporda, sağ frontalde 1 adet künt travma ile oluşan fraktür ve epidural kanama bulunduğu, bu yaranın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, maktulün kafa bölgesine yönelik birden fazla travma uygulandığının tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölenin sağ kol içte, toraks sol hatta bulunan abrazyon ile sağ klavikula medial uçtaki ekimozun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin bildirildiği, sanık ...'ın mahkemeye hitaben yazdığı 23/02/2010 tarihli savunma dilekçesinde ve 04/06/2010 tarihli 4. celsede, maktulün abisi ...'ya yönelik saldırısı üzerine, maktulün başına demir sopa vurduğunu kabul ettiği, sanığın bu yöndeki beyanlarının, kavgaya karışmayan tanıklar ... Ceylan ile ...'ın ifadeleri ile de doğrulandığı olayda, a)Maktulün başına isabet eden ve ölümü meydana getiren tek künt travmayı sanık ...'ın, kavga esnasında aniden verdiği kararla meydana getirdiği anlaşılmakla, sanık ...'ın maktule yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 81,29,62,53,63. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde aynı yasanın 81,39,29,62,53 ve 63. maddeleri uyarınca hüküm kurulması; b) Sanık ...'nın, diğer sanık ... ile fikir birliği içerisinde hareket ettiğini kabule yetecek kesin ve yeteri deliller bulunmadığı, sanığın ani gelişen kavgada maktulu darp eyleminin, suça doğrudan katılma ya da suça yardım olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, sanık ...'nın maktule yönelik eylemi ile ilgili olarak hukuki durumunun TCK.nun 86. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde kasten öldürme suçuna yardımdan hüküm kurulması, c) Maktulün birlikte hareket ettiği arkadaşları ... ve ...'nin, sanıklar ... ve ...'ya demir sopalarla saldırarak sanıkları başlarından yaralamaları ve maktul ...'in sıcak su savurarak sanık ...'yı sırtından yaralaması şeklinde gelişen kavgada daha kalabalıklı ve baskın olan maktul ve arkadaşlarından kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, ¼ ile ¾ oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulaması sırasında, makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, d) Kabule göre de; Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği halde, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar getirilen kısıtlamanın yalnızca kendi altsoyu açısından geçerli olduğunun diğer şahıslar açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması, e) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ceza miktarı itibarı ile re'sen temyize tabi olmayacağının gözetilmemesi, f) Yargılama giderleri hakkında herhangi bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii, Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin farklı gerekçe ile tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık ... ve müdafiinin tahliye isteminin reddine, bozma nedenine, ceza miktarı ve tutuklulukta kaldığı süre nazara alınarak sanık ... ve müdafiinin tahliye talebinin kabulü ile sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için yazı yazılmasına, 14/01/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.