8. Hukuk Dairesi 2022/8355 E. , 2024/6259 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/610 E., 2003/214 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten …
**8. Hukuk Dairesi 2022/8355 E. , 2024/6259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/610 E., 2003/214 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki, Bursa (G23a) (21b) orman kadastro paftasında P.XV nolu ve P.XIV nolu parsellerin bitişi ve doğusunda olan ve eynerce deresinin kuzeybatısında kalan ve ekteki 1/2000 ölçekli haritada (C-2) olarak gösterilen taşınmazın 1952 yılında maki tefrik komisyonunca yapılan çalışmada orman sayılmadığını, 1986 yılı 2/B çalışmalrında ise bu husus dikkate alınmadan yapıldığını, orman dışındaki taşınmazın mülkiyetinin 775 sayılı Kanun ve 2805 sayılı Kanun gereğince orman vasfı dışına çıkarılması ile bedelsiz olarak davacı ... intikalinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 30.10.2002 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı ile boyalı 110.531,42 m2 yüzölçümlü taşınmazın mülkiyetinin Belediyeye ait olduğunun tespitine, bu kısım yönünden orman sınırlanmasının iptaline ve şerhin silinmesine, itirazı kabil olmak üzere hakem sıfatıyla karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmazın bulunduğu yörede 26.04.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapılmış orman kadastrosu vardır. Daha sonra ise 22.04.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, herhangi bir sebeple sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarla evvelce sınırlaması yapılmış ormanların tümünde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulama çalışmaları bulunmaktadır. 17.09.1951 tarihinde ise taşınmazın bulunduğu alanda Maki Tefrik Komisyonunca maki sınırlama çalışmaları yapılmış olup, taşınmaz makilik alan olarak tefrik edilerek orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hakem sıfatıyla verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Şöyleki; 3533 sayılı Kanun'un 4. maddesi: ''Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir'', hükmüne amir olup taşınmazların aynına ilişkin davaların hakem sıfatıyla görülemeyecekleri açıkça düzenlemiştir. Somut olayda; ..., Asliye Hukuk Mahkemesinde hakem sıfatıyla açtığı davada, dava konusu yaptıkları taşınmazın maki tefrik komisyonu kararının kapsamında kaldığını açıklayarak, 775 sayılı Kanun ve 2981 Sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatina Aykiri Yapilara Uygulanacak Bazi İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkinda Kanun (2981 Sayılı Kanun) gereğince orman sayılamayacağından bahisle bedelsiz olarak belediyeye intikalinin tespitini, taşınmazın orman vasfı dışına çıkarılmasını ve belediyeye bedelsiz olarak devrini talep etmiş olup, mülkiyete ilişkin bu talebin hakem sıfatıyla çözümlenmesi ve itiraz kanun yoluna tabi tutulması usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve göreve ilişkin olduğundan bu hususun Mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 20.7.1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 sayılı Gecekondu Kanununun "Belediyelere Arsa Sağlanması" başlıklı 3 üncü maddesi, yasadaki istisna halleri ayrık ve yine kanunda belirtilen koşulları mevcut olmak kaydıyla, Hazinenin özel mülkiyetindeki ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların bedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçeceğini öngörmüştür. Ancak, anılan Kanun hükmü, 3.7.2003 tarihli 4916 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Kanununun Geçici 1. maddesi ile de istisna kuralları getirilerek, bu ayrıcalıklar dışında kalan Hazineye ait taşınmaz malların yasada belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili belediyelere bedelsiz devredileceğine ilişkin düzenlemenin, 5281 sayılı Kanunun 31.12.2004 tarihli, 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 45/10 uncu maddesi ile 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Kanunun 44/7 nci maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırıldığı, sözü edilen düzenlemenin ise Anayasa Mahkemesinin 18.01.2005 tarih ve 2004/118-2005/8 sayılı kararı ile iptali sonucu yürürlükten kalktığı anlaşılmakta olup, sonradan yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununda ise benzer bir hükme yer verilmediğinden, bu hususlar da ayrıca göz önünde tutularak (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E:2006/10253- K:2006/12063, T:04.12.2006) karar verilmesi gerekirken hakem sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.