11. Hukuk Dairesi 2010/6556 E. , 2012/6426 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/184-2008/244 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu …
**11. Hukuk Dairesi 2010/6556 E. , 2012/6426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/184-2008/244 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin WIPO aracılığıyla ''HINEMANN'' ibaresinin 35. ve 41. hizmet sınıfları için marka olarak adına tescili amacıyla yaptığı başvurunun, davalı tarafından ''heinemann'' ibareli marka mesnet alınarak 35. sınıf hizmetler için 556 KHK.'nin 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararına itirazlarının da kabul edilmediğini, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için dava açtıklarını ileri sürerek, davalı TPE YİDK.'nun 2008/M-2214 sayılı kararının iptalini ve müvekkili markasının tanınmış marka olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının marka başvurusunda kullanılan ibare ve tescil edilmek istenen hizmet sınıfı ile redde mesnet markanın 556 sayılı KHK.'nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, 556 sayılı KHK.'nin 7/son maddesinde yapılan değişiklikten sonra davacının marka tescil başvurusu yapıldığından, davacının redde mesnet markayı terkin ettirmeden kendi markasının tescilini sağlayamayacağı, işbu davadaki hukuka uygunluğun da TPE - YİDK kararının tesis edildiği tarihteki hukuki durum nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının başvurusunun tanınmış marka olduğunun tespiti isteminin ise başvurusunun reddi üzerine bu karara yapılan itiraz üzerine gerçekleştiği, 556 sayılı KHK.'nin 7/son maddesinde yapılan değişiklikten sonra tanınmış olsa dahi bir markanın 7/1-b maddesinde belirlenen ret nedeninden etkilenmeksizin tescilinin mümkün olmadığı bu nedenle TPE.'nün başvuru konusu işaretin tanınmış bir marka olduğunu araştırmasının da gereksiz olacağı ve davacının tanınmışlık yönündeki isteminin öncelikle bu nedenle reddinin gerektiği, öte yandan bir marka tescil başvurusunun, başvuru sahibine tescili hedefleyen bir bekleme hukuki durumunu sağlayacağı ve marka olarak koruma hakkı vermeyeceği, başvuranın tescil anına kadar sadece haksız rekabet hükümlerine göre koruma hakkını elde edeceği, davacı başvurusunun ise tescili beklemek bir yana, reddedilmiş ve öncelik hakkını dahi yitirmiş olduğu, bir işaretin marka olarak nitelendirilmesi için 556 sayılı KHK.'nin 39. maddesi uyarınca marka siciline tescil edilmesinin gerektiği, TPE.'nün ise ancak sicile kayıtlı bir marka hakkında tanınmışlığın tespiti yönünde bir tespit ve tescilde bulunabileceği, haksız rekabet hükümlerine göre korunabilen işaretlerle ilgili olarak yürürlükteki mevzuat uyarınca tanınmışlık kararı alma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.