12. Hukuk Dairesi 2023/5978 E. , 2024/2916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda,
**12. Hukuk Dairesi 2023/5978 E. , 2024/2916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı ...'na gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nun 338. maddesi gereğince davalının yetkilisi sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanıklar hakkındaki davanın İİK'nın 354/1. maddesi uyarınca düşürülmesine ve tazminat talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacıların istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edildiği görülmektedir. 2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur" hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında davalı 3. kişiye birinci haciz ihbarnamesinin 21.02.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, haciz ihbarnamesine yönelik itirazın İİK’nun 89. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal süreden sonra 01.03.019 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, yasal süre içerisinde yapılan bir itirazın varlığına bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir. Somut olayda üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesine İİK’nun 89. maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal süreden sonra itiraz edildiğinden ve süresinde yapılmış geçerli bir itiraz bulunmadığından üçüncü kişinin haksız fiilinden söz edilemez. Dolayısı ile haksız fiilden kaynaklı tazminat sorumluluğu da doğmayacağından, açıklanan gerekçe uyarınca tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Davacıların temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 26.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.