T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1300 KARAR NO : 2025/1717 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz KARAR TARİHİ : 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2025 tarih 2025/174 Esas sayılı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1300 KARAR NO : 2025/1717 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz KARAR TARİHİ : 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2025 tarih 2025/174 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden (davalı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, davacı ve dava dışı eşi ...'ın davalı şirketin yetkilisi ve ortağı iken eşi ...'ın şirketin nakit akışı konusunda destek olması amacıyla davalı...'a %50 hissesini 2014 yılında devrettiğini, ancak şirketin kötüye gittiğini ve müvekkilinin dışlandığını, bunun üzerine Avukatlık Kanunu gereğince düzenlenen uzlaşma tutanağı ile 2015 yılında hissesini davalı ...'e devrettiğini, hisse bedelinin teminatı olarak davalı şirketin taşınmazının gösterildiğini, ancak davalı ...'in anlaşmalara uymadığını ve davacıya borcunu ödemediğini, hisse bedelinin tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2016/8889 E. sayılı, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2017/3892 E. sayılı icra takiplerinin başlatıldığını, bu süreçte ilk derece mahkemesinin 2016/391 E. sayılı dosyasında davalı şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkilinin hisse bedelinin tahsili amaçlı olarak ilk derece mahkemesinin 2018/66 E. sayılı dosyasında kayıt kabul davası açtığını ve yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, istinafın kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonunda 2018/451 E.-2019/222 K.ile davanın reddine karar verildiğini, istinaf ve Yargıtay aşamasından geçerek bu kararın kesinleştiğini, bu arada 30/12/2015 tarihli dava konusu pay devri sözleşmesi mahkemelerce geçersiz kabul edildiği için davalı şirketin iflas durumundan çıktığını, kayıt kabul davası sonrasında İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2016/8889 E. sayılı icra takibinin iptali için İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/653 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılamalar sonucunda 2024/383 E. - 2024/674 K. ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu arada davalı... tarafından -İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2016/8889 E. sayılı icra takibi ile ilgili olarak- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/22 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın istinaf aşamasında olduğunu, hisse devrinden sonraki tarihlerde davalı ... ve dava dışı .... tarafından şirketin iflas erteleme sürecinde içinin boşaltıldığını, şirketin tüm et işleme tesisi malzemelerinin kaçırıldığını, bu malzemelerin değerinin 80-100 milyon TL civarında olduğunu, 2023 yılına kadar tek malvarlığı olan .... ilçesi, .... mahallesi, ...ada ....parselde kain taşınmaz ve fabrika binasının kaldığını, ancak 27/04/2023 tarihinde bu taşınmazın da muvazaalı olarak ... Şti.ne 54.600.000,00 TL bedel gösterilerek devredildiğini ve mal kaçırıldığını, taşınmazın gerçek değerinin o tarihte çok daha yüksek olduğunu, ayrıca davalı şirket adına vekil olarak ...Şti.nin sahibi olan ...'ın kardeşi ....isimli kişinin satış işlemini yaptığını, karşı taraf şirket adına ise alıcı olarak şirket temsilcisi ...'ın işleme katıldığını, müvekkilinin devamlı olarak zarara uğratıldığını, şirket haklarından ve paylarından mahrum kaldığını, yargı kararları kılıf olarak kullanılarak kendisinin dolandırıldığını bildirerek, davacının davalı şirket nezdindeki %50 hissesinin davalı ...'e devrine ilişkin 30/12/2015 tarihli pay devir işleminin geçersizliğinin tespiti ve şirket ortağı olarak tescili, pay devir işleminin kabul edilmesi halinde ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, davalı şirkete kayyım atanmasını ve mahkemece gerek görülen her türlü tedbirin alınmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 17.03.2025 tarihli tensip tutanağı ile davanın mahiyetine ve dosya kapsamına göre HMK'nın 389 vd. hükümlerinde öngörülen şartların gerçekleştiği gerekçesiyle Menemen Ticaret Sicil Müdürlüğünün 3322 numarasında kayıtlı "... Şirketi" nezdindeki karşı taraf davalı...'a ait -şirket sermayesinin %50'sine isabet eden- payların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi açısından üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davalı şirket vekilinin 13.05.2025 tarihli dilekçesi ile, itiraz edilerek ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 25.06.2025 tarihli ara karar ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... Şti. vekili, ilk derece mahkemesi ara kararının ve gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, davanın nispi harca tabi bir dava olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda huzurdaki davada müvekkili şirketin hisselerinin gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle saptanıp harç ikmali sağlanması zorunlu iken davanın esasına girilmesininde ve davanın esasına yönelik tedbir kararı konulmasının mümkün olmadığını, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmamış olduğunu, davacının 2016 yılından beri hiçbir suretle şirkete dönme iradesi göstermediğini, şirkete bu yönde yazılı veya sözlü herhangi bir talepte bulunmadığını, aksine şirket iflas eşiğindeyken müvekkili şirket aleyhine kötüniyetle birçok dava açtığını, ilk derece mahkemesince her ne kadar yaklaşık ispatın gerçekleştiği bahsiyle ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine karar verilmiş ise de; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı ile diğer davalı... arasında 30.12.2015 tarihinde 1136 s. Avukatlık Kanunu m.35/A uyarınca ilam niteliğinde uzlaşma tutanağı imzalandığını, davacının müvekkili şirket bünyesindeki 2.325.000,00-TL değerindeki 2325 adet hissesini 2.889.822,00-TL bedelle noterde devir sözleşmesi ile diğer davalı...'a devrettiğini, davacının müvekkili şirketin hissedarı olmadığını, davacının şirketin iflas sürecine girmesine müsaade ettiği gibi kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde şirket iflas sürecindeyken dahi kayıt kabul davası açtığını, haksız kazanç sağlamak gayesiyle icra takiplerine de devam ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Talep, limited şirket pay devir işleminin geçersizliğinin tespiti ve davacının şirket ortağı olarak tescili, pay devir işleminin kabul edilmemesi halinde ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemli davada, davalı...'a ait şirket sermayesinin %50'sine isabet eden payların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Davanın mahiyeti ve davacının sıfatı gözetildiğinde davacı tarafından davalı...'a devredilen şirket hisselerinin devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir konulması şartlarının bulunduğu kananatine ulaşılarak verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Şti. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/12/2025