11. Ceza Dairesi 2019/1615 E. , 2020/1020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında; Mahkumiyet 2-Sanıklar ... ve ... hakkında; Beraat I-Sanık ... hakkında defter ve belgeleri gizlemek ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadı
**11. Ceza Dairesi 2019/1615 E. , 2020/1020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında; Mahkumiyet 2-Sanıklar ... ve ... hakkında; Beraat I-Sanık ... hakkında defter ve belgeleri gizlemek ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece her ne kadar sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de; sanığın 24.08.2010-26.01.2011 tarihleri arasında şirketin sorumlu müdürü olduğu ve bu tarihler itibariyle yüksek miktarlı faturalar düzenlediğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, faturaları kullanan mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması; bu şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılmış olup olmadığı belirlenip, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; faturaları kullanan şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması; sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III-Sanık ... hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında ise 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından verilen mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır'' hükmü ile 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, ''bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır'' hükmüne aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak iade edilen tebligatın daha sonra sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi yerine, daha önce adli mercilerce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olan adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılmış tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanık ...'in temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulü ile 10.01.2019 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine; ancak: 1-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2013 tarih ve 34668 esas sayılı iddianamesi ile, tüm sanıklar hakkında, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçundan kamu davası açılmış ise de; sanıklar hakkında davanın esasını oluşturan vergi suçu raporu ve eklerine kısmen uygun olarak sadece 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan dava şartı olan mütalaanın verildiği, dava konusu edilen “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarına ilişkin olarak sanıklar hakkında verilmiş bir mütalaanın bulunmadığı anlaşıldığından, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince sanıklar hakkında “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre tüm sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla anılan takvim yılları için sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında ise mahkumiyet kararları verilmesi, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından dava şartı olan mütalaanın verilmesi halinde, sanıkların sorumlu oldukları tarihler itibariyle yüksek miktarlı faturalar düzenlediğinin anlaşılması ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; faturaları kullanan mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması; bu şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılmış olup olmadığı belirlenip, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; faturaları kullanan şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması; sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile beraat kararları verilmesi, 3-Sanık ... yönünden kabul ve uygulamaya göre de; a)Sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması, b) Sahte fatura kullanmak suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve “sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeksizin, kararın gerekçesinde sanığın fiilinin “sahte fatura düzenlemek” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında "sahte fatura kullanmak" suçundan hüküm kurularak çelişkiye düşülmesi, c)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.