4. Hukuk Dairesi 2009/4659 E. , 2010/1649 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 03/10/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar …
**4. Hukuk Dairesi 2009/4659 E. , 2010/1649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 03/10/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince: dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, ... ... İl Başkanı olup davalılardan ... tarafından 22/09/2008 günlü ...’nun Sesi gazetesinde yayımlanan “...’ün Kepek Sorunu” başlıklı yazının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalı yan ise, yayının hukuka uygun olduğunu, bir partinin üst düzey yöneticisi olan davacının siyasi eleştirilere açık olması gerektiğini, davacının saç ektirmesi gibi doğal bir olayı kamuoyundan gizlemesinin gülmece niteliğindeki yazı ile işlendiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, yayında eleştiri sınırı dışına çıkıldığı, yersiz olarak onur kırıcı sözlere yer verildiği ve haber verme sınırı aşıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın 209/4659-2010/1649 takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; politikacı olan davacının konumu gereğince eleştiri hakkının sınırlarının geniş olması, yazıda yer alan sözlerin niteliği ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 7.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat tutarına ilişkin 2 nolu bendinin ilk paragrafında yer alan “…7.000,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…2.000,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin üçüncü paragrafında yer alan “…378,00…” ve “...243,00 TL nispi ilam harcının davalı ...’dan alınmasına,” biçimindeki sayı ve sözcük dizisinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…108,00…” ve “…27,00 YTL artık harcının karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki sayı ve sözcüklerin yazılmasına; davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin beşinci paragrafında yer alan “…840,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…575,00…” sayılarının yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin dokuzuncu paragrafında yer alan “…17,71…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…5,60…” sayılarının yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın davalı ... yararına düzeltilen bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.