9. Hukuk Dairesi 2015/14937 E. , 2018/8894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.05.2005 tarihind
**9. Hukuk Dairesi 2015/14937 E. , 2018/8894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.05.2005 tarihinde satış temsilcisi olarak işe başladığını, SSK’nın 22.03.2006 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin son zamanlarda işyerinde sık sık küfür ve hakarete maruz kaldığını, 22.09.2011 tarihinde 15.00 sularında davalının müvekkilini dövmek için müşteriler ve çalışanların önünde üzerine yürüdüğünü, “gel ulan buraya ağzını burnunu kırarım sinkaf ederim, işten çıktığına dair kağıt imzalayacaksın, biz kimseyi işten çıkartmayız, sen kağıdı imzala defol git” diyerek üzerine yürüdüğünü, işverenin kardeşinin araya girerek ayırdığını, müvekkilinin akşama kadar işini tamamlayıp, bir daha işine dönmediğini, müvekkilinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ,fazla çalışma alacağı, hafta sonu tatil alacağı, dini ve milli bayram alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 25/03/2006 tarihinde işe başladığını, işe başlama tarihinin davacının kendi el yazısı ile sabit olduğunu, davacının 2011 yılı Eylül ayı yıllık izin dönüşü mağaza müdürünün vardiya ayarlamasına itiraz ederek iş yerini terk ettiğini, davacının iş yerini terk edip işe gelmemesi nedeniyle tutanak tutulduğunu, davacının haklı mazeret bildirmemesi sebebiyle terk nedeniyle SGK’dan çıkışının verildiğini, işi bırakan davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacı vekili davacının iş akdini İş Kanununun 24/b maddesi uyarınca “b)işveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.” Haklı nedenle feshettiğini, işyerinde son zamanlarda sık sık küfür ve hakarete maruz kaldığını, davalının müşteriler ve diğer çalışanlar önünde sinkaflı küfür ettiğini, işi haklı nedenle feshettiğini beyan ettiği davacının, müşteriler ve çalışanlar önünde hakarete maruz kaldığını iddia etmiş ise de çalışanların tanıklıklarında böyle bir tartışma, hakaret olmadığının beyan edildiği davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığı, davacı en son aldığı net ücretin 1.200,00 TL olduğunu iddia ettiği ancak davalı işyeri özlük dosyasında bulunan maaş bordrolarını ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığının görüldüğü ücretin tanıkla ispatı mümkün ise de somut olayda olduğu gibi maaş bordrolarının ihtirazı kayıt konulmadan imzalanması halinde bordroda yazılandan farklı ücret aldığını iddia eden işçi bu iddiasını ancak yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğu, davacı her ne kadar 03.05.2005 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, ancak SSK’sının 22.03.2006 tarihinde yapıldığını iddia etmiş ise de davacının 25.03.2006’da davalı işyerinde çalışmak istediğine yönelik el yazısıyla yazmış olduğu dilekçe, SGK kayıtları, davacının iş yeri özlük dosyası ve tanık beyanlarından davacının davalı işyerinde çalışması 25.03.2006-22.09.2011 tarihleri arasında 5 yıl 5 ay 27 gün olarak hesaplandığı, davacı her ne kadar kıdem tazminatı talep etmiş ise de davacı haklı nedenlerle derhal iş akdini feshettiğini ispatlayamadığından reddine karar verilmiş, tanık beyanlarından davalı iş yerinde iki vardiya şeklinde çalışma yapıldığı, vardiyaların davalı beyanı ile uyumlu olduğu buna göre davacının haftalık çalışmasının günde 8 saat, bir saat ara dinlenme tenzili ile 7 saat olduğu haftada 42 saat çalıştığı buna göre fazla mesai yapmadığının tespit edildiği, davacı vekili hafta sonu tatil alacağı talep etmişse de dava dilekçesinde davacının Perşembe günleri haftalık izin kullandığını beyan ettiği, hafta tatilinin Pazar günü yapılması zorunlu olmayıp, haftanın diğer günlerinde de yapılması mümkün olduğu, davacının haftada bir gün tatil yaptığı davacı vekili beyanından açıkça anlaşıldığından dolayı, davacının hafta tatili alacağı hakkı bulunmadığı, davacı vekili davacının dini bayramların ilk günü çalışmadığını, diğer günler ve milli bayramlarda çalıştığını, karşılıklarının ödenmediğini bu nedenle dini ve milli bayram alacaklarının ödenmesini talep ettiği, davalı vekilinin ise beyanında resmi tatil ve bayramlarda çalışma yapıldığında daha sonra dönüşümlü olarak izin kullandırıldığını beyan ettiği, tanık ifadelerinden de resmi tatil ve bayramlarda çalışma yapıldığının tespit edildiği, ancak dosya kapsamının incelenmesinde davalının daha sonradan izin kullandırıldığına yönelik beyanını ispatlayan bir olguya rastlanılmadığı bu nedenle davacının dini bayram ve resmi tatil alacağı olduğu, davacı vekili davacının yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek yıllık izin talebinde bulunmuş ise de tanık beyanlarından davacının yıllık izinlerini kullandığının anlaşıldığı, davacının bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığının tespit edildiği bu nedenlerle davacının net 1.383,14 TL dini ve milli bayram alacağının kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelerden ve yıllık izin defterinin incelenmesinden 2011 yılı için yıllık izin defterinde davacı imzasının bulunmadığı görülmekle 2011 yılı için yıllık izin kullandırıldığını davalı ispat edemediğinden mahkemece 2011 yılı için yıllık izin ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yıllık izin ücreti alacağının reddi hatalıdır F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.