Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Türkiye Elektrik İletim AŞ (...) ile alt işvereni olan ... Harita İmar İnş. Ltd. Şti. (... Şirketi) bünyesinde harita teknikeri olarak tesis kontrol işinde çalıştırıldığını, müvekkilinin 18.06.2013 tarihinde işe başladığını ve iş sözleşmesinin 17.06.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, kanunen kadrolu işçiye sağlanan hakların kullanılmasına engel olmak ve daha ucuz işçi çalıştırmak amacıyla iş sözleşmelerinin ... tarafından çeşitli ih
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Türkiye Elektrik İletim AŞ (...) ile alt işvereni olan ... Harita İmar İnş. Ltd. Şti. (... Şirketi) bünyesinde harita teknikeri olarak tesis kontrol işinde çalıştırıldığını, müvekkilinin 18.06.2013 tarihinde işe başladığını ve iş sözleşmesinin 17.06.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, kanunen kadrolu işçiye sağlanan hakların kullanılmasına engel olmak ve daha ucuz işçi çalıştırmak amacıyla iş sözleşmelerinin ... tarafından çeşitli ihalelerle muvazaalı olarak alt işverene devredildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu işin ...'ın asıl işi olduğunu iddia ederek davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının somut tespit davasını açmakta davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.