Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16226 E. , 2024/5562 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16226 Karar No : 2024/5562 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Karşı Taraf (Davalı): … Başkanlığı / … Vekili : I. Hukuk Müşaviri … İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih v
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16226 E. , 2024/5562 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16226 Karar No : 2024/5562 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Karşı Taraf (Davalı): … Başkanlığı / … Vekili : I. Hukuk Müşaviri … İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca olağanüstü hal döneminde sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde ve olağanüstü hale neden olan konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü hal uygulamasına son verilmesi nedeniyle hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Anayasa'nın 121. maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gereken OHAL kanun hükmünde kararnamesinin belirtilen şekil şartına riayet edilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, yasal düzenlemelerle kişi ya da kişi gruplarının suçlu ilan edilemeyeceği, bu durumun fonksiyon gasbına yol açacağı, hiç kimsenin içeriğini bilmediği Milli Güvenlik Kurulu kararlarına uymadığı için suçlanamayacağı, kamu görevinden çıkarma tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, kamu görevlisi olduğu dönemde tüm faaliyetlerinin yasalara uygun olduğu, darbe girişiminin gerçekleştirildiği tarihten önceki eylemleri nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, bu durumun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesini ihlal edeceği, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararından sonraki tarihlerdeki iradi eylemlerin suçlamalara dayanak yapılabileceği, ByLock programının münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Bylock verilerine ilişkin hard disk ve flash belleklerin istenilmesine rağmen kendisine verilmemesi nedeniyle çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, hakkında beyanda bulunan tanıkların 2013 yılı öncesine ait eylemlerden bahsettiği, o dönem yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında hem adli hem de idari yönden suçlanamayacağı, örgütle iltisakını gösterir somut hiçbir delil bulunmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.