17. Hukuk Dairesi 2012/4212 E. , 2013/3646 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin kullandığı araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları arac…
**17. Hukuk Dairesi 2012/4212 E. , 2013/3646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin kullandığı araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak tedavi gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000 TL tedavi gideri, 7.500 TL geçici iş göremezlik zararı ile 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, iddia olunan kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davalarda, davacının davalı ... hakkındaki davadan vazgeçtiği beyanına göre tüm davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davalıların iş akdinin tarafı olmamaları gözetildiğinde, davanın görevli Asliye mahkemesinde açılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin göreve yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı 18.06.2010 tarihli dilekçesi ile, davalı sürücü ... hakkındaki davadan vazgeçtiğini beyan etmiş, mahkemece bu beyana istinaden, davacının borç ilişkisinde asıl rolü oynayacak kişi durumundaki haksız eylem faili davalı ...'la sulh olduğu ve onun hakkındaki davadan feragat ettiği, dolayısıyla araç sahibi ve sigorta şirketini de ibra etmiş olduğunu kabul etmenin zorunlu olduğu gerekçesiyle tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalılar, zarar verici olaydan dolayı davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müşterek ve müteselsil borçluların kendi aralarındaki ve alacaklı ile olan ilişkileri Borçlar Kanununun 142. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. BK 145. maddesine göre, borcun tamamından alacaklıya karşı mesul olan borçlulardan birinin yaptığı ödeme nispetinde diğerleri de borcundan kurtulur. Ayrıca ödeme yapan borçlu yönünden davacının feragat beyanında bulunması halinde, bu borçlu yönünden feragat beyanı geçerli olacak, ancak, ödemenin fazlası bir zararın bulunması halinde diğer borçluların alacaklıya karşı sorumluluğu devam edecektir.