T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/876 KARAR NO : 2025/3114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI : 2022/911 E - 2024/719 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/876 KARAR NO : 2025/3114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI : 2022/911 E - 2024/719 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka no.lu ... X-3 marka aracın şirket adına kayıtlı olduğunu, aracı, şirket yetkilisi ...kullanmakta olup tatile çıkmadan önce aracın bakımı için davalı ile görüşüp 04.07.2022 tarihinde servise aracı bakım için bıraktığını ve yola çıkacağından aracın bakımının kusursuz olmasını talep ettiğini, davalı ... Yükselin aracın genel ve ağır bakımını yapacağını, triger zincir setinin değişmesi gerektiğini, o esnada yağ bakımının, motor contalarının da değişeceğini belirttiğini, ...'nin böyle durumlarda yağ pompasının değişmesinin gerektiğini duyduğunu söylemesi üzerine davalının hiç gerek olmadığını, aracın 100 bin km daha gidebileceğini, herhangi bir şey olursa sorumluluğun kendisinde olduğunu söylediğini, Denizin parçaları ben alayım mı diye sorduğunda davalının "Sen alırsan araca garanti veremeyeceğini ama kendisi aldığında parçalarla beraber 1 yıl garanti vereceğini" söyleyerek, iyi bir bakım yapacağını taahhüt ettiğini, aracın bakım maliyeti konusunda görüşme anında davalı, 6.500,00 TL mekanik işçilikle birlikte parçalar dahil 13.000,00 TLye mal olacağını, ekstra bir şey olursa da telefonla arayıp durumu ileteceğini söylediğini, 05.07.2022 günü davalının telefonla arayıp, rotil değişimi ve turbo bakımının yapılması gerektiğini yoksa yolda kalabileceğini söyleyince Denizin bu ekstra işlerin de yapılmasını talep ettiğini, aynı gün davalının, Denizin cep telefonuna ekli "Tamir Bakım Formu" başlıklı yazıyı göndererek araca kullanılan malzemeler ve işçiliği gösteren listeyi WhatsApp üzerinden gönderdiğini ve aracın hazır olduğunu söylediğini, parça ve tamirat bedelinin çok yüksek olduğunu gören Denizin maliyet konusunda önceden anlaştıklarını ve çıkartılan rakamın çok yüksek olduğunu, bu durumun ticaret ahlakına sığmadığını söyledikten sonra, davalı, önce aracın anahtarını vermemekle tehdit ettiğini, ancak yaklaşık 15 dakika tartıştıktan sonra tarafların 20.000,00-TL. olarak anlaştıklarını, davalının WhatsApp üzerinden bildirdiği ve davalının talebi üzerine 20.000,00 TL ödediğini ve Denizin araçla servisten ayrıldığını, Denizin ailesi ile birlikte 07.07.2022 günü tatil için yolda araçta aniden hız-ivmelenme düştüğünü ve araçtan dumanlar çıktığı gibi, takır tukur sesler gelince, hemen aracı emniyet şeridine park ettiğini, çekici temin ederek saat 23:00de aracını 08.07.2022 tarihinde 04:07de servise bıraktığını ve bu durumu davalıya bildirdiğini, aracın İstanbul'a çekici ile götürülmesi için dekontla 3.500,00 TL ödediğini, ayrıca, aracın İstanbul içinde iki defa çekici ile çekilmesi karşılığı 300,00-+400,00=700,00-TL. daha çekici bedeli ödediğini, Denizin 09.07.2022 tarihinde, davalının servisine giderek durumu izah ettiğini, davalı tarafın yaptığı hatalı tamirat ile bakım sonrası çok büyük maddi manevi zarar gördüğünü söyleyip davalıdan kusurunu gidermesini talep ettiğini, davalının önce ücretsiz aracı onaracağını söylediğini, sonrasında, sürekli olarak davacıyı oyaladığını, işlerinin yoğunluğundan araca bakamayacağını, bu araçlarda böyle kronik sorunlar oluyor diyerek arızanın kendinden kaynaklanmadığını söylediğini, dava konusu araçta büyük hasar oluştuğunu, aracın 18.07.2022 günü ... isimli özel servise çekici ile nakledildiğini, tespit bilirkişisinin huzurunda, Oto Avrupa servisi, araç üzerinde hasardan sonra ekspertiz yaparak, 21.07.2022 tarihli "Sayın İlgilinin Dikkatine" başlıklı yazı hazırlanmış olup, servis tarafından araç üzerinde herhangi bir tamirat işlemi yapılmadığını, sadece ekspertiz raporu hazırlandığını, raporda, aracın bakım formunda görüldüğü gibi Triger zincir değişimi için motor sökülürken karter tapasına zarar verildiği, diş sarması ve tam sıkılmadığından yağ kaçırma olduğu ve karter tapasının olduğu yere kaynak yapıldığı tespit edildiğini, bu servise ekspertiz ücreti olarak 7.000,00 TL ödendiğini, dava konusu araçtaki hasarın tespiti için İstanbul 14.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/89 D. İş Sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, bilirkişi tarafından ekte sunulan tarihsiz bilirkişi raporunda da hatalı tamirat yapıldığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda kısaca; "....onarım bedeli ile toplam hasarın 324.026,22-TL. olduğu görülmekte olup, diğer zaman kayıplarını oluşturma, bekleme müddetlerinin olarak ortaya konulması sonucu belirlenecektir" denildiğini, araç üzerindeki hasarın tespiti aşamasında ve bilirkişi denetiminde aracın yetkili ... ... Oto İstinye Şubesine çekici ile götürülerek detaylı şekilde bir inceleme yaptırılarak ekspertiz raporu hazırlandığını, ekli 15.08.2022 tarihli yazıda; "...yapılan kontrollerinde yağ karterinde bulunan çatlak sebebiyle motor hasar görmüştür." denildiğini, aracın ... Oto tarafından tamir edilerek 26.09.2022 tarihli fatura karşılığı 262.465,63-TL. ödendiğini, aracın uzun süre kullanılamadığını ve davacı şirket yetkilisinin araçtan mahrum kaldığını, ve bu arada gerek kiralık araç, gerekse taksi tutarak işine gidip geldiğini, 07.07.2022 tarihinden itibaren teslim alındığı 26.09.2022 tarihine kadar toplam 81 gün araçtan mahrum kalındığını, her ne kadar raporda tamir süresi 15 gün olarak günlük 1.200,00 TLden 18.000,00 TL belirlenmişse de, esasen araçtan mahrum kalınan sürenin 81 gün olduğunu, yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususun tespitini istediklerini ileri sürerek ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 80.000,00 TL alacağın 07.07.2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep ve dava etmiş, davacı vekili bu talebini 15/12/2023 tarihli Islah Dilekçesi ile, 262.465,63-TL araç hasar bedelinin 07.07.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini,30.000,00-TL.araç kiralama bedelinin 07.07.2022 tarihinden avans faizi ile birlikte tahsilini, 4.200,00-araç kurtarıcı ve çekici masrafının 07.07.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, 7.000,00-TL.kurtarıcı ve çekici masrafının 07.07.2022 tarihinden avans faizi ile birlikte tahsilini, 1.797,50-TL. delil tespit dosyası masrafının tespit başvuru tarihi olan 19.07.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, üzerinde tahrifat yapılan araç üzerinde yapılmış olan her türlü delil tespitinin, bilirkişi incelemesinin geçerli kabul edilmesinin mümkün olamayacağını, ... Plakalı aracın arızalandıktan sonra çekici ile ilk önce davalıya ait Maslak ... Oto'ya getirildiğini, çekiciden indirilen aracın başında davalı ve araç sahibi ilk tespitleri göz ile birlikte yaptıklarını, aracın yağını kontrol ettiklerini ve araçta bulunan yağın olması gereken seviyede olduğunu birlikte gördüklerini, ancak araçta meydana gelen arızanın tam sebebinin anlaşılması için aracın servise alınması ve tetkik edilmesi gerektiğini davacının davacıya söylediğini, davacının ise anahtarı bırakmayacağını, aracının kendisinin gözü önünde servise alınmasını istediğini söylediğini, olay tarihi kurban bayramının ilk gününe denk geldiği ve araya resmi tatil gireceği için aracın hemen servise alınamayacağı, bayram sonuna kadar beklenmesi gerektiğinin söylendiğini, bu süre boyunca aracın anahtarının davacıda olduğunu, bayram tatili bittikten sonra davalının davacının gelişini beklediğini, ancak araç sahibi geldiğinde aracı başka bir servise götüreceğini söyleyerek aracı çekici ile alarak götürdüğünü, aracın...isimli yetkisiz servise götürüldüğünü, bu serviste motorun açıldığını, tamamen söküldüğünü, bütün parçalarının yerinden çıkarılarak 21.07.2022 tarihinde şaibeli bir görüş hazırlandığını, bilirkişi tarafından aracın incelenmesi için aracın ilk görüldüğü tarih arasında 1 gün olduğunu, raporda bilirkişinin 22.07.2022 tarihinde aracın bulunduğu adrese gittiği ve incelemelerine bu tarihte başladığının yer aldığını, kaldı ki delil tespiti dosyasında yer alan bilirkişi raporunun "tespitler" başlıklı kısmının 2. maddesinde, bilirkişi incelmesi için tespite yönelik ziyaretinde aracın arızalı motorunun sökülmüş olduğu bilgisinin yer aldığını, bu durumun dahi, tespite konu aracın davalının aracı tamir ettikten sonra başkaca bir servis tarafından müdahale edilmiş olması ve araçta daha sonraki tarihlerde yapılan her türlü tespitin delil vasfını kaybettiğinin açık kanıtı olduğunu, bu nedenle ... tarafından tüm motoru indirilen, müvekkilimizin tamir ettiği her kısmı sökülen ve yeniden takıldığı söylenen parça, aksam ve işçilikle ilgili tüm deliller bilirkişi raporu öncesi karartıldığını, bilirkişinin, dosyada mevcut .....anın görüş raporunun tarihine bakarak, araca kendi incelemesinden önce müdahale edildiğini, bu nedenle delillerin değiştirilmiş, karartılmış yahut yeni ve gerçeğe aykırı deliller oluşturulmuş olma ihtimaline binaen yapılacak tespitlerin bu gerçek ile birlikte değerlendirilmesini özellikle ve raporun en başında belirtmesi zaruri iken, bilirkişinin adeta bu raporları kendi raporuna esas aldığını bu nedenle dava dilekçesinde değinilen raporu kabul etmediklerini, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/89 Değişik İş dosyası kapsamında alınmış olan raporda bilirkişi, yapmış olduğu tespitler sonucu davalı tarafından "Onarımın Yeteri Kadar Yapılmadığı" kanaatine vardığını ve "Değerlendirmeler" başlıklı kısmın ilk maddesinde bu muğlak kanaatine hiçbir ayrıntı vermeksizin yer verdiğini, bilirkişi raporlarının taşıması gereken şeffaflık ve denetime elverişlilik niteliklerinin hiçbirinin davalıya kusur atfedilen bu maddede bulunmadığını, raporun genelinde müvekkilin hangi iş ve hizmeti ile ne şekilde "onarımı yeteri kadar kadar" yapmadığının da anlaşılamadığını, bilirkişi bu kanaate şayet dosyada mevcut ... ve ...'nın hatalı ve kötü niyetli raporlarına dayanarak varmış ise kabul etmediklerini,, tespit talep edenin iddiasının davalı tarafından aracın genel ve ağır bakımının yapılacağı, bu esnada triger zincirinin değişeceği, yağ bakımının yapılacağı ve motor contalarının değişeceği yönünde olduğunu, bilirkişi araç üzerinde tespit yaparken bu iddialar ile zarar arasında bir bağlantı kurması gerekmekte iken, raporda "motorun yağsız kaldığı ve yatak sardığı" dışında herhangi bir hasarın olmadığını belirttiğini, ancak motorun neden yağsız kaldığına ilişkin hiçbir tespitte bulunmadığını, motorun yatak sarmasının motorun yağsız kalmasından dolayı olsa bile motorun neden yağsız kaldığının, yağsız kalmasının davalıdan kaynaklanan bir hatadan dolayı olup olmadığı hususlarının tespit edilmediğini, talep edenin aracın yağ kaçağı ile ilgili major bir sorunu bildirilmediğini, bu halde davalının doğrudan aracın yağ kaçağı yahut başkaca bir yağlama sorununu tamir etmek öncelikli vaadinin olmadığını, en kötü durumda dahi aracın yağ eksiltmesi halinde aracın kontrol panelinde "Eksik Yağ Uyarısı" için uyarı işaretinin yanacağını, bu ışık yandığı an araç durdurulmalı ve yağ eklenmeli olduğunu, sürücünün bu yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin aracın sızdırma yahut kaçak sonucu yağ kaybettiği ihtimalinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini, yağın eksildiği ve ışık yanmasına rağmen yağ ikmali şoför tarafından yapılmadığı düşünülürse asıl kusurlu olanın şoför olacağını ve zarardan kendisinin sorumlu olacağını, aracın yağ kaçırmasının davalının tamir hizmetinden kaynaklandığı düşünülse bile kusurun yaratacağı zararı önleme ve büyümesini engellemenin araç sahibi ve şoförün sorumluluğunda olduğunu, karterde olabilecek çatlakların ise çeşitli sebeplerle olabileceğini, ikinci ihtimal ise bir anda karterin tapasının açılması ya da parçalanarak yağın tamamen bir anda boşalması olduğunu, ancak şayet tapası/kapağı açılarak dökülme olsa idi raporda yer alan fotoğraflarda göründüğü üzere karter tapası yerinde olmayacağını, karterin tamamen parçalanmadığının da bilirkişinin böyle bir tespitte bulunmaması ile kesinlik kazandığını, araca hiç yağ konulmamış olması ihtimali ise bu ihtimaller arasında en düşük ihtimali olduğunu, davalının öncelikle araç sahibinin gözü önünde yağ kontrolü yaptığında yağ seviyesini olması gereken seviyede tespit ettikten sonra arızanın yağ pompasının çalışması ile ilgili olabileceği görüşünü bildirdiğini, ancak emin olabilmek için aracı açmaları gerektiğini söylediğini, ancak araç sahibinin anahtarı alarak ayrıldığı için davalının aracın esas arıza nedenini tespit edemediğini, talep edenin dilekçesinde yer alan "yağ pompasının değişmesinin gerektiğini" bir yerlerden duyduğuna ilişkin ve müvekkilime kusur yükleme yönündeki gerçeğe aykırı ifadelerinin temeli müvekkilin, araç arızasından sonra kendisine ilettiği tahmini arıza sebebine dayandığını, yağ pompası değişiminin genel bakım kapsamında değişmesi gereken parçalardan olmadığını, davalı tarafından değiştirilen hiçbir parçanın doğrudan yağ pompası değişikliğini zorunlu kılan bir parça olmadığını, bu yönde ellerinde ...'nin kendi yönergeleri bulunduğunu, davalının tamir ve bakımı ile yükümlendiği hiçbir parça ve aksam kapsamında yağ pompasının değişimi ile sorumlu olmadığını, kaldı ki tamir sürecinde davalının ilk etapta tespit edilemeyen ancak daha sonra bakım yahut değişim gerektiğini tespit ettiği başkaca parçaların değişim ve bakımını yapmak hususunda araç sahibine danıştığını ve icazeti üzerine bu bakım, tamirat ve değişimleri yaptığını, dilekçe ile davalı ile parça ve işçilik hizmeti bedeli üzerinden sorunlar yaşadığını, davalının araç sahibi istemesine rağmen ısrarla yağ pompası değiştirmeyi kabul etmediği hikayesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davalıya kusurun yüklenmesi mümkün olmadığını, bu nedenle işbu dava kapsamında yer alan iddialar ile istanbul 14. sulh hukuk mahkemesi'nin 2022/89 değişik iş dosyası kapsamında alınmış olan ve süresinde usulüne uygun olarak itiraz ettikleri bilirkişi raporunun kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, esasa dayanak teşkil edecek bir delil niteliğinde olamayacağını. ... Oto haricinde hiçbir rapor ve bilirkişi gözleminde "motor yağının aniden boşalması" tespitinin bulunmadığını, bilirkişi tarafından çekilen fotoğraflarda yağ karterinin dışının bile yağlı olmadığını, bu miktarda bir yağın bilirkişi tarafından tespit edilememesinin imkansız olduğunu, ancak araçta eğer yağ ışığı yanmıyor ise arıza anında haznede 5 lt üzeri yağ bulunmaktadır ve bu miktar bir yağın bir anda boşalması halinde demek aracın tüm altının, tüm parçaların, tekerleklerin, arıza anında bulunulan yolun her yerin göz ardı edilemeyecek kadar yağa bulanması anlamına geleceğini, yoldaki trafik akışının güvenlik nedeniyle durdurulacağını, karayolları temizlik hizmetlerinin olay yerinde yolu temizleyeceğini, bu türden bir yağ boşalmasına dair talep dilekçesinde ne tek bir iddia ne de idare tarafından kesilen ve miktarı davalıdan talep edilen bir idari para cezası olmadığını, yola boşalan yağın fotoğraflarını sunmadan, temizlendiğine ilişkin kayıtları dosyaya sunmadan altı boş kalacak ve itibar dahi görmeyeceğini, Borusanın bu dayanaksız tespitinin nedeni ise açık olduğunu, "yağ pompası arızası" ihtimali de hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, raporun, araçta meydana gelen arızanın sebebini her ne olursa olsun davalıdan kaynaklandığını ispat etmek için zorlama yorumlar, maddi olgularla bağdaşmayan senaryolar ve fizik kurallarını hiçe sayar tahminlerden oluştuğunu, karter bir anda yağ boşaltıp bütün motoru alt aksamı, tekerlekleri yağ içinde bırakmadığını, bir an için yapılan tespit doğru bile kabul edilse iddianın karter tapasından yağ sızdığına ilişkin olduğunu, yağ eksilme uyarı ışığına dair bir arıza da tespit edilmediğine göre bu senaryoda yağ bu tapadan sızarak azalsa bile aracın yağı azalınca uyarı lambası yanması ve en geç bu anda aracı kullanan kişi tarafından gerekli önlemin alınarak motorun zarar görmesinin engellenebileceğini, davalıya bu şartlar altında kusur atfedilmesi, olası bir garantiden, yeniden tamir, tazminden ya da misli ile değişim taleplerinden bahsetmek mümkün olmadığını, tekrar tamire ilişkin tüm tespitlere, fiyatlandırmalara, değer kaybı tespitine ve bedeline, faizlerine ve faiz oranlarına, araçsız geçecek güne, bu süre içinde kiralama yapılma imkanına, kiralama için biçilen meblağa, onarım bedeline, çekici bedeline ve ne nam altında olursa olsun tüm menfi ve müspet dolaylı/doğrudan zarar kalemlerinin hepsine itiraz ettiklerini beyan ederek, davanın esastan ve usulden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları ile; aracın aracın tamir masrafının 262.465,63 TL olduğunun, araç mahrumiyet bedelinin 30.000 TL olduğu, araç kurtarıcı ve çekici masrafının 4.200 TL olduğunun tespit edildiği görüldüğünden ekspertiz ücreti 7.000,0 TL'de dahil edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle,1-Davanın KABULÜNE, 262.465,63 TL araç hasar bedelinin, 30.000,00TL araç mahrumiyet bedelinin, 4.200,00 TL araç kurtarıcı ve çekici masrafı, 7.000,00 TL ekspertiz masrafı olmak üzere toplam 303.665,63 TL'nin 29/12/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda; süresi içinde bilahare sunulacak istinaf dilekçesinde yer alacak ayrıntılı sebepler ve resen gözetilecek hususlar kapsamında fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla kararının müvekkili aleyhine verilmiş olan kısımları usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle m ortadan kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesine talep etmiş, 23.01.2025 tarihli dilekçesinde ise mahkemenin görevli olmadığını, İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu aracın iddia edilen arızadan sonra müvekkiline ait tamirhaneden alınarak yetkisiz başka bir tamirhaneye götürüldüğü, burada araca tamamen müdahale edildiği, motorun söküldüğü, bu halin delil tespiti davasında bilirkişinin raporunda açıkça belirtildiğini bildirmiş olduklarını, araç üzerinde davacının iddiasında haklı çıkmak adına her türlü müdahaleyi burada yaptırmış olduğuna dair ciddi bir karine ortaya çıkardığını, aracın yağ sorunu olduğuna ilişkin bir servis kayıt formu olmadığını, aracın yatak sardığı iddiasının da tam olarak tespiti yapılamadığını, motorda ta müvekkilinin sebebiyet verdiği iddia edilen kusurun varlığı bir an için kabul edilse bile bir karterdeki yağın tamamen boşalmasının mümkün olmadığını, karterdeki arızanın her raporda da farklılık gösterdiğini, dosyaya sunulan 11.01.2024 tarihli uzman raporunun sorunu çözmüş olduğunu, gerek uzman raporu gerek AVRUPA OTO'dan ve gerekse de ...'dan alınan raporlarla dosyada mevcut bilirkili raporlarının ilme ve fenne tamamen aykırı olduğunu, bilimin ve doğanın gerçekleri ile bağdaşmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bütün raporların aksine dosyada bulunan fotoğraflar ve raporlarda aracın altında normalden fazla bir yağ bulaşına ilişkin tespitin bulunmadığı gibi fiziki deliller açıkça bu aracın seyir halinde iken bir anda ve yağ ikaz ışığının yanmasına dahi fırsat vermeyecek biçimde tüm yağını boşaltmadığını göstermekte olduğunu, aracın motorunun yağsız kalmasının birden fazla sebebi olabileceğini, iddia edildiği gibi karterde yağ olmaması olabileceği gibi mevcut yağı motora ulaştırmakla yükümlü olan aksamın çalışmaması da pek tabi geçerli bir neden olabileceğini, sorun yağın pompalanması ve motora iletilmesi ile ilgili bir sorun mevcut ise bu halde ortaya çıkan zararın sorumlusu müvekkili değil doğrudan ... olacağını, karterde yağ eksiltmeye ilişkin arıza ikazı bu aracın en yüksek hızında bile güvenle emniyetli bir park sağlanabilecek kadar önceden verildiğini, görüldüğü üzere ikinci bir ihtimal olan yağ ikaz ışığı arızası da mevcut hasarın büyük bir kısmından ... 'ın sorumlu tutulacağı sonucuna varacağını, raporda yedek motorun yurt dışından temin edileceği kabulü ile tamir süresi 30 gün olarak belirlendiğini, ancak aynı zamanda ithalatçı firmalar sattıkları malların kural olarak yedek parça stoğunu bulundurmak zorunda olduklarını, uzman görüşü ile dosyadaki raporlar arası çelişkinin giderilemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, hatalı tamir/bakım hizmetinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu araca davalı serviste yapılan rutin bakım hizmetinin ayıplı olması nedeniyle aracın teslim alınmasından sonra seyir halinde iken araçta aniden hız-ivmelenme düştüğünü ve araçtan dumanlar çıktığı gibi, sesler geldiğini, aracın emniyet şeridine park ettiğini, çekici ile aracın davalı servise götürüldüğünü, ilgilenilmediğini, bilahare aldıkları eksper raporunda triger zincir değişimi için motor sökülürken karter tapasına zarar verildiği, diş sarması ve tam sıkılmadığından yağ kaçırma olduğu ve karter tapasının olduğu yere kaynak yapıldığının tespit edildiğini ileri sürmektedir.Davalı ise, hizmetin ayıplı olmadığını savunmaktadır.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/89 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, özetle, ... plakalı ... Z3 marka aracın...servisinde bulunduğu, aracın arızalı motorunun sökülmüş halde olduğu, motor üzerinde yapılan incelemede motorun yağsız kalıp yatak sardığının görüldüğü, araç üzerinde başka bir hasarın görülmediği, aracın motor aksamının değişmesi gerektiğinin anlaşıldığı, araçtaki masrafın KDV dahil 304.736,30 TL olduğu, aracın ... İSTİNYE merkez servisine götürülerek servis y etkilisi tarafından yapılan tespitlerde, motor yağının çapaklanması nedeniyle yağın dolaştığı tüm bölümlerde meydana gelen aşınmalardan dolayı onarımın mümkün olmadığı ve motor değişimine gerek olduğu ifadesi ile yapılan ekspertiz ile fiyatlandırmada, yapılacak işlerle 10 yıllık ve 159.000 Km kullanımdan kaynaklanan eskime aşınma vb. faktörlerden kaynaklanan parça değişim tutarlarının indirimsiz 368.438,22 TL olduğunun ekli belgeden görüldüğü, aracın ... İstinye tesisinde bulunduğu, aracın hasarsız değerinin 715.000,00 TL olduğu, değerlendirme kısmında, OTO AVRUPA ve ... İSTİNYE servislerinde yapılan incelemelere göre aracın motorunun komple değiştirilmesinin gerektiğinin belirlendiği, değer kaybı olmayacağı, değer artışı olacağı, amortisman kaybının söz konusu olmadığı, aracın kullanım dışı kaldığı sürenin 15 gün olabileceği, günlük kira bedelinin 1200 TL olduğu, 18.000,00 TL olduğu, toplam zararın 324.026,22 TL olduğu belirtilmiştir. 19.10.2023 tarihli raporda bilirkişi özetle; "... OTO İSTİNYE şubesi tarafından düzenlenen 15.08.2022 tarihli yazıda, 2012 model ... plakalı ... marka X3 ... tipi araçta yapılan kontrollerinde yağ karterinde bulunan çatlak nedeniyle seyir halinde aniden motordaki yağın boşaldığı ve motor yağsız çalıştığı için hasar gördüğü, motorun ve motor yağının dolaştığı tüm sistemin değişiminin gerektiği, motorda oluşan hasarda çapaklanma meydana geldiği için onarımının mümkün olmadığı, değişim gereken parçaların ve işçiliklerin ekli listede yer aldığı belirtilmiştir. Dosyada bulunan tüm belgelerin, davacı ve davalı vekillerinin dilekçelerinin incelenmesinden, dava konusu ... plakalı 2012 model olup olay tarihinde 10 yaşında olan ... marka araçta, davalı şirketçe yapılan bakım işlemi sırasında karterde çatlak oluşturulduğu ve ancak karterin değiştirilmesi gerekirken değiştirilmemesi nedeniyle basınçlı yağ sistemine sahip karter içindeki yağın sürücü ...yönetimindeki yolculuk sırasında aniden boşalarak motorun yatak sardığı, yağ boşalması çok hızlı olduğundan araç durana kadar motorun yatak sardığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre aracın motoruna müdahale eden tek taraf, davalı olduğundan, araçtaki yağın boşalmasına ve dolayısıyla motor hasarına davalının hatalı bakım onarım işlemleri dolayısıyla neden olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket vekili her ne kadar dava konusu araca kendileri dışında...şirketinin de müdahale ettiğini iddia etmişse de, araç...şirketine zaten yatak sarmış halde götürüldüğünden ve bu haldeki motorunun çalışması mümkün olmadığından, araçtaki arızanın...tarafından yapılan söküm işlemi sırasında meydana getirildiği iddiasına katılmak mümkün olamamıştır. Yine davalı şirket vekili aracı sürücüsünün ikaz lambası yandıktan sonra aracı durdurmadığı için araçtaki hasarın artmasına neden olduğunu iddia etmişse de, otoyolda yüksek hızla seyir halindeki araçlarda bu derece hızlı yağ boşalmalarında sürücü gösterge ekranında ikaz işareti yandıktan sonra araç durdurulana kadar geçen kısa sürede yatak sarma durumu oluşmaktadır. Bu nedenle sürücüye ikaz ışığı yandıktan sonra aracın durmasını sağlayamadığı gerekçesiyle kusur yüklenmesi mümkün değildir. Yine davalı şirket vekili araçtan boşalan yağın yerde trafik güvenliğini tehlikeye sokması nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü veya başka kurumların yola müdahale etmesi gerektiğini iddia etmişse de, boşalan yağını toplam 5 litre olması ve aracın yüksek hızla seyir halinde olması nedeniyle yolda uzun bir mesafeye dökülmesi nedeniyle yolda tehlike oluşturacak derecede bir birikim yapmasının söz konusu olamayacağı açıktır. Bu nedenle davalı şirketin bu yöndeki iddiasına katılmak da mümkün olamamıştır. Yine davalı şirket vekili boşalan yağın aracın alt kısmında ve tekerleklerinde yağlanma oluşturması gerektiğini iddia etmişse de, aracın otoyolda yüksek hızla seyretmesi, karterdeki yağın alt kısımdan doğrudan yola döküldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde, yağın aracın altında ve tekerleklerinde lekelenme oluşturmasının mümkün olmayacağı anlaşılmaktadır. Araçtaki hasar bakımından dava dışı yetkili servis olan ... şubesi tarafından araçtaki hasar incelenerek düzenlenen fiyat teklifi listesine itibar edilmiştir. Buna göre araçtaki gerçek hasar miktarı indirimlerden sonra 262.465,63 TLdir. Davacının aracındaki hasar, aracın marka ve modeli, yedek motorun yurtdışından temini için gereken süre de dikkate alındığında oluşum tarihinden itibaren 30 günde ancak tamir edilebilir. Aynı marka ve model bir aracın olay tarihi itibariyle günlük 1.000,00 TL olup dolayısıyla davacının toplam araç kiralama masrafı 30.000,00 TLdir. Yine davacının aracını hasar gördüğü noktadan ... şubesine götürmek için toplam masrafı dosya içeriğine göre 4.200,00 TLdir. " şeklinde görüş bildirmiş, ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarla " 7000.00 TL'lik ekspertiz ücretinin kök raporda dikkate alınmadığını ifade etmiştir. Oto Avrupa şirketinde aracın motorunun sökülmesi, dağıtılması ve incelenerek raporlanması için 7000,00 TL'lik bir bedel ödenmesi, piyasa rayiçlerine uygun olup kadri marufundadır. " olduğunu belirtmiştir.Rapora itiraz üzerine üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişiler raporlarında "Dosyasındaki bilgi, belgeler ve hasar fotoğraflarının incelenmesinden, otomobil seyir halindeyken karter kesiminden yağ sızdırmasıyla yağsız kalan motorun hasarlandığı ( yatak sardığı ) anlaşıldığı, karterin yağ kaçağının 04.07.2022 tarihinde davalı tarafından bilindiği, yağ sızdırmasının engellenmesi için davalı ... tarafından yapılan tamir işleminin ilim ve fennin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermenden yapıldığı için gizli ayıp niteliği taşıdığı ve bu sebeple yağ kaçağını kalıcı olarak giderilemediğinden motorun yağsız kalarak çalışması durumunda kaldığı için, piston, silindir, yataklar ve birçok bağlantılı motor elemanlarının arızalandığı görüşüne varılmıştır. dava konusu ... plaka sayılı aracın tamir bedelinin KDV dahil 262.465,63 TL olduğu, değiştirilen parçaların ve yapılan işçiliklerin 26.09.2022 fatura tarihi itibarıyla UYGUN ve yapılan araştırmaya göre kadri olduğu," yönünde görüş bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti ek raporunda ise; uzman görüşünde assa alınan fotoğrafların 22-26.07.2022 tarihli olduğu, bilirkişi raporu tarihinden 1 yıl 5 ay öncesine ait olduğu ve bilirkişi tarafından araç üzerinde keşfen inceleme yapılmaksızın davalı yanın sunduğu belge ve "hasarlı araca ait fotoğraflar tarafımca incelenmiş" denilerek hazırlanmış olduğunu belirterek kök rapordaki görüşlerini tekrarlamışlardır. Buna göre, tespit raporuyla mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, her iki raporda da davalı serviste yapılan işlem sırasında karterde çatlak oluşturulduğu ve ancak karterin değiştirilmesi gerekirken değiştirilmemesi nedeniyle basınçlı yağ sistemine sahip karter içindeki yağın yolculuk sırasında aniden boşalarak arızaya neden olduğu, heyet raporunda sunulan uzman görüşünün değerlendirilmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece bilirkişi görüşlerine göre hizmetin ayıplı olduğunun tespitiyle yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan alınması gereken 20.743,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 5.186,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.556,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/12/2025