3. Hukuk Dairesi 2018/5842 E. , 2018/9609 K. "" ...... Taraflar arasındaki alacak-tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının davacıya ait ..... adresindeki kiralananda 2001 yılından beri kiracı olara…
**3. Hukuk Dairesi 2018/5842 E. , 2018/9609 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Taraflar arasındaki alacak-tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının davacıya ait ..... adresindeki kiralananda 2001 yılından beri kiracı olarak bulunduğunu, davalının 2011 yılı kira döneminden ödenmemiş bakiye toplam 23.500 TL ve 2013 yılı için de 14.331 TL olmak üzere toplam 37.831 TL kira borcu olduğunu, söz konusu alacağın ödenmesi konusunda keşide edilen temerrüt ihtarnamelerinin davalıya usule uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalının bu güne kadar ödeme yapmadığını ileri sürerek, temerrüt nedeniyle davalının tahliyesine ve toplam 37.831 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı; 01.05.2004 başlangıç tarihli sözleşmeye göre kira borcu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.05.2015 tarih ve 2015/2618 E. 5173 K sayılı ilamı ile; '' Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.05.2001 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili yargılama sırasında kira sözleşmesinin sadece bir dükkana ait olduğunu ,dava konusu mecura bitişik olan diğer komşu taşınmazın kiracısı çıktıktan sonra ,davalı tarafından yazılı kira sözleşmesi yapılmadan sözlü anlaşma ile ayrıca kiralanıp, iki dükkanın birleştirilerek kullanıldığını, davalının kira sözleşmesinde belirtilen kira bedelini banka üzerinden, şifahi olarak anlaşılan diğer kısmını da elden ödediğini, kira bedelinin 2004 yılında dahi 9.600 TL olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekilinin bu beyanı üzerinde durulup tapu kayıtları celbedilerek ve iki ayrı bağımsız bölüm numarası olup ..... olmadığı araştırılarak,gerekirse keşif yapılmak suretiyle mecurun yazılı sözleşme kapsamında bir bağımsız bölümden mi yoksa iki bağımsız bölümden mi oluştuğunun tespit edilip varsa davalının geçmiş yıllara ilişkin yaptığı ödemeler de istenerek ve ayrıca en son olarak davacıya 3. kişi kiracının boşalttığı diğer taşınmaza ilişkin olarak da kira ilişkisi kurulup kurulmadığı konusunda yemin hakkı hatırlatılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrasında davacı 10 yıllık uzama süresi dolduğu gerekçesiyle aynı mahkemenin 2015/213 E. Sayılı dosyası ile tahliye davası açmış, mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.