3. Hukuk Dairesi 2011/1862 E. , 2011/5383 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada; tarafların halen ayrı yaşadıkları müşterek çocuğun davacı anne yanında kaldığı önceki tedbir nafakasının geçen …
**3. Hukuk Dairesi 2011/1862 E. , 2011/5383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada; tarafların halen ayrı yaşadıkları müşterek çocuğun davacı anne yanında kaldığı önceki tedbir nafakasının geçen zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek, davacı kadının tedbir nafakasının aylık 100 TL'den aylık 300 TL'ye, müşterek küçük çocuğun tedbir nafakasının aylık 50 TL'den aylık 200 TL'ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, müşterek çocuk yönünden davanın kabulü ile nafakanın aylık 50 TL'den aylık 200 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, davacı kadın yönünden ise; davalı koca tarafından bu davadan önce terk nedeniyle boşanma davası açıldığı bu davanın reddedildiğini, ayrı yaşamda haklılık için reddedilen bu boşanma davasının yeterli olamayacağı başka delillerle davacının ayrı yaşamda haklılığı ispat etmesi gerektiği ayrı yaşamda haklılık olgusu ispat edilmediği gerekçesiyle davacı kadın yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. MK.197 ve devamı maddelerine göre davacı eş kadın için tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için ayrı yaşamda haklılık olgusunun ipat edilmesi gerekir. Bu konuda tereddüt yoktur. Dosya içerisindeki Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 E.-2008/553 K. sayılı ilamının incelenmesinde; Davacı eş koca (......,) tarafından davalı eş kadın (.....,) aleyhine terk nedeniyle boşanma davası açılmış, yargılama sonucunda mahkemece davalıya çekilen eve dön ihtarnamesinde davalının dönmesi istenen adresin (konutun) oturmaya elverişli olmadığı, hukuka uygun konut olarak hazırlanmadığı, ihtarın geçersiz olduğundan terk nedeniyle boşanma davası şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Somut olayda, eldeki dava reddedilen boşanma davasından sonra açılmıştır. Davalı kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş olmakla davalı (koca) kusurlu duruma düşmüş olup, bu durumda evlilik birliğini kurma görevi davalıya (kocaya) düşer. Davalı tarafından reddedilen boşanma davasından sonra barış girişiminde bulunulmamış, evlilik birliği kurulmaya çalışılmamış, davacı kadın bu nedenle ayrı yaşamakta haklıdır. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın için hakkaniyete uygun bir miktarda tedbir nafakasının artırılmasına karar verilmesi gerekirken kardın yönünden davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.