T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Değer Kaybı G.KARAR YAZIM TAR…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Değer Kaybı G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç tarafından dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde çarpılması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddesinde belirtilen sürücülerin uyması gereken kuralları ihlal ettiği belirtilerek dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracı oluşan hasar sonucu çok fazla tamirat gördüğünü, kaza sebebiyle aracın hasar kaydı oluştuğunu, karşı tarafın aracı davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, meydana gelen zararlar sebebiyle sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından 50.000,00-TL ödeme yapıldığını, araçta oluşan hasar dikkate alındığında söz konusu ödemenin yetersiz olduğunu, aracın değer kaybı piyasadaki rayiç bedele göre belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiği anda HMK 107/2 uyarınca artırım yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybına ilişkin 50.000,00 Tl ödeme yapıldığını, başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısını kusuru ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğun, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebini kabul etmediklerini ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davacının kurallara uygun şekilde kendi şeridinde ilerlerken sola manevra yaparak ordu evire giriş yapmak istediği esnada yolda bulunan resmi plakalı yol süpürme makinesinin hatalı şekilde geri manevra yaparak davacı aracına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 50.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 09/08/2024 tarihinde davacıya 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılığı anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle davacının bakiye değer kaybı alacağı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Trafik kazası sonucu değer kaybından kaynaklı davacının tazminat alacağının 50.000,00 TL olduğunu, bu bedelin ödenmiş olması nedeniyle de davanın reddine karar verildiğinin belirtildiğini, hukuka aykırı olarak verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, öncelikle dava dosyası arasında eksper raporu bulunmamakta olup davacının aracındaki hasarın net olarak tespit edilmediğini, dosyadaki belgelerden anlaşılacağı üzere davacının aracında oluşan ilk kaza olduğunu, değer kaybı hesaplamasında Trafik Sigortası Genel Şartlarındaki hukuka aykırı hesap yöntemleri değil hasar gören aracın hasar görmeden önceki hali ile hasarlı hali arasındaki gerçek piyasa değeri farkının esas alınması gerektiğini, bilirkişinin emsal aldığı değerlerin kazalı araçlara ait olduğunu, ayrıca davacının aracının kaza anındaki kilometresinin 13302 km olduğunu, bu hususlar dikkat alınmadan araç değeri tespitinin yapıldığını, kaza sonrası davacı aracın yaptırılması sonucu alınan fatura mahkemeye sunulduğunu, bu faturada araç kilometre bilgisinin ve yapılan işlemlerin görüldüğünü, davalı sigortanın emsal araç değerlerinin 2.000.000,00 TL'nin altında olmadığını, buna rağmen 1.950.000,00 TL değer tespitinin içtihatlara aykırı olduğunu, aracın ilk kazası olmasının ve kilometresinin çok düşük olmasının dikkate alınarak tekrar değerleme yapılması gerekirken söz konusu rapor esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). Somut olayda alınan trafik bilirkişi raporuna göre davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, değer kaybına ilişkin alınan raporda ise; değer kaybının 50.000 TL olduğunun rapor edildiği, raporuna denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup; yukarıda belirtilen kriterlere göre hesaplama yapıldığı, sigorta şirketi tarafından bu miktarda ödeme yapılması nedeniyle davacının bakiye değer kaybı alacağı bulunmadığı anlaşılmakla mahkeme kararı yerinde olup davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.