T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/85 - 2026/189 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/85 KARAR NO : 2026/189 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2023 NUMARASI : 2022/285 E. - 2023/141 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/85 - 2026/189 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/85 KARAR NO : 2026/189 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2023 NUMARASI : 2022/285 E. - 2023/141 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/04/2023 tarih ve 2022/285 E. - 2023/141 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 03, 05, 14, 24, 25, 29, 35 ve 43. sınıflara giren mal ve hizmetlerde tescil ettirmek üzere davalı kurum nezdinde 2020/115931 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna diğer davalı şirketin 2016/83476 sayılı "..." ibareli markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, TÜRKPATENT 2022-M-8611 sayılı YİDK kararıyla itiraz kısmen kabul edilerek başvurunun kapsamından 05. sınıf emtiaların çıkartıldığını, oysa, taraf markalarının kapsamına giren ve alınmak istenilen emtiaların aynı/benzer/türdeş olmadıklarını, tarafların farklı sektörde iştigal ettiği, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, markalarındaki ortak "..." ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliği zayıf olduğunu, herkes tarafından kullanılabileceğini, müvekkilinin "..." markasının "... ..." kelimelerinin kısaltmasından oluşturulduğunu ve "neşeli/sevinçli ol" anlamlarına geldiğini, iltibas karşılaştırmasında markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-8611 sayılı kararının iptaline ve 2020/115931 başvuru sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan karıştırılacak derecede benzer olduğunu, ayrıca davacının markasının kısmen reddedildiği 05. sınıfa giren emtiaların davalının redde mesnet markasının kapsamında birebir yer aldığını, taraf markalarında ortak olarak geçen "..." ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, dava konusu edilen markada da bu ibareye sadece "b" harfinin eklendiğini, başvuruda "...” ibaresinin ikincil planda kalan zayıf bir ibare olarak kullanılmadığını, tescilli bir markaya bir harf eklemek suretiyle oluşturulan markanın aynı sınıfta tescilli olan ilk marka ile benzer kabul edilmesi gerektiğine dair yerleşmiş Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu, davacının hitap ettiği müşteri kitlesinin davalının "...” markasına olan sadakati hayli yüksek olduğundan, "..." ibaresini taşıyan herhangi bir ürünü davalı ile ilişkilendirerek satın alabileceklerini, davacının müvekkilinin tescilli, tanınmışlık seviyesi son derece yüksek ve ayırt edicilik kazanmış "...” markasıyla aynı ibareyi ihtiva eden bir marka oluşturarak müvekkilinin markasının uzun yıllar içinde yaratılmış ayırt ediciliğinden haksız olarak faydalanmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; davacı başvurusunun "..." davalının itiraz mesnedi markasının ise "..." şeklinde öne çıktığı, başvuru markasının reddedilen 5. sınıftaki mallar ile davalı markasının kapsamındakilerle aynı ve benzer mallar olduğundan emtia benzerliğinin de oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar için ayırdığı satın alma veya yararlanma süresi içinde, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, reddedilen sınıflardaki mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan anılan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlikle karıştırılma ihtimali bulunmadığını, mal ve hizmet benzerliğinin de gerçekleşmediğini, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, başvurunun "neşeli ol, sevinçli ol" anlamına gelen "... ..."un kısaltması olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çelişkilerin yer aldığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle salt bu kelimenin ortaklığının benzerlik için yeterli kabul edilmeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka ile davalı şirketin "..." ibareli mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu, zira, her ne kadar dava konusu markada "..." ibaresinin önüne "B" harfi eklenmiş ise de, "..." ibaresinin "..." kelimesinden farklı bir anlama kavuşmadığı, aksine markada "B" harfinin daire içine alındığı ve başvuruda "..." ibaresinin öne çıktığı, bu hale göre, dava konusu markanın mesnet markanın yeni bir versiyonu gibi algılanabileceği, başvuru kapsamından çıkartılan 05. sınıf mallar açısından emtia benzerliğinin de gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.