(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5887 E. , 2009/12345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5887 E. , 2009/12345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 28.10.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacı, davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazı 23.7.2007 tarihinde 138.000,00 YTL bedelle tapuda satın aldığını, bir süre sonra daire salon ve odalarında çatlaklar oluştuğunu, yaptırdığı delil tesbiti sonucu dairedeki çatlakların uzun yıllardan beri devam ettiğini ve bina değerinde %10 oranında değer düşüklüğüne neden olacağını belirterek bu gizli ayıplar nedeniyle 13.800,00 YTL maddi ve 1.000,00 YTL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı, dava konusu dairenin davacı tarafça görülerek beğenildiğini, açık veya gizli ayıp olmadığını, delil tesbiti raporunun eksik ve çelişkilerle dolu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının taşınmazı bizzat görerek ve beğenerek aldığı, satış tarihinde herhangi bir ayıbın sözkonusu olmadığı, satıştan sonra oluşan çatlaklardan davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar onanmıştır. Davacıya 23.7.2007 tarihinde satışı yapılan dairede ... 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/812 D. ... sayılı dosyada 2.10.2007 tarihinde yapılan delil tesbiti sonucu verilen 27.12.2007 tarihli bilirkişi raporunda; binanın iç ve dış duvarlarında derin çatlaklar, sıva ve badanalarda kabarıp kavlama ve dökülmeler ıslak hacimlerin duvarlarındaki seramiklerde kesilmeler ve çatlamalar meydana geldiği, oturma nedeniyle tretuvarın binadan ayrıldığı, binada meydana gelen bu hareketin ani oluşan bir hareket olmayıp uzun zaman dilimleri içinde yavaş yavaş zemindeki lokal hareketlenmeye uyumlu olarak meydana geldiği saptanmış bu hususlar yargılama aşamasında alınan 20.1.2009 tarihli bilirkişi raporlarıyla teyid edilmiştir. Bilirkişi raporlarındaki bu tesbitler gözönüne alındığında binadaki ve dairedeki çatlakların geçen zaman içinde ortaya çıktığı ve davacının çatlak ve ayıpların ortaya çıkması üzerine gerekli tesbitleri yaptırıp satıcıya ihbarda bulunduğu dosya içeriği ile sabittir. Her ne kadar yargılama aşamasında alınan 20.1.2009 tarihli bilirkişi raporunda bunların gizli kabahat olmadığı belirtilmişsede, zaman içinde ortaya çıkan çatlakların satış esnasında mevcut gizli ayıp olduğu HUMK. 275. maddesi gereği teknik ve özel bilgi gerektirmeyen bir olgudur. Bu durumda BK 194. maddesi gereğince davalı satıcının bu ayıplardan sorumlu olduğu kabul edilerek mahkemece işin esası incelenip sonucu uygun bir karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.