11. Hukuk Dairesi 2023/839 E. , 2024/4333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 Esas, 2022/1363 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2021/442 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın feri müdahil talep eden ... Otelcilik şirketi vekili tarafından
**11. Hukuk Dairesi 2023/839 E. , 2024/4333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1747 Esas, 2022/1363 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2021/442 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın feri müdahil talep eden ... Otelcilik şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil talep eden ... Otelcilik şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı aynı zamanda 24.11.1998'den bu yana müştereken imzaya yetkili kişisi olduğunu, yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, bu kişilerin Haydar ..., Süreyya Pekuysal ve müvekkili olduğunu, 26.10.2005 tarihinde davalı tarafından yönetim kurulu toplanarak alınan kararla imza yetkisinin tek başına Süreyya Pekuysal'a geçtiğini, ancak alınan bu kararın müvekkilin haberi olmadan sanki kendisi toplantıda varmış gibi sahte imza ile tesis edildiğini, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 330 uncu maddesi uyarınca toplantı yeter sayısının 3 olması gerektiğini, imzanın kendisine ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, aynı kararda imzası olan Haydar Murat Aşçının da o tarihte hükümlü olduğunu, yine müvekkilin bilgisi olmadan 21.11.2005 tarihinde başka bir yönetim kurulu düzenlendiğini, bu karar ile... unvanlı gayrimenkulün üst hakkının devrine karar verildiğini, önemli miktarda şirket varlığının satımı gibi kararlarda mutlaka genel kurulun karar vermesi gerektiğini, bu tarz kararların başka bir organ ya da kişiye devredilemeyecek kararlardan olduğunu, ayrıca yine bu kararda da müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, toplantı nisabına uyulmadığını, kendisi adına sahte imza atıldığını, Haydar M.A. Tarafından yetkisiz olarak imza atıldığını bu nedenle bu kararın da butlanla batıl olduğunun açık olduğunu belirterek 26.10.2005 tarihli ve 16 sayılı ve 21.11.2005 tarihli ve 17 sayılı kararların batıl olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yönetim kurulu kararlarının karar tarihlerinde yönetim kurulu üyesi ...'nın resmi evrakta sahtecilik suçu kapsamında hükümlü olması nedeniyle 6762 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca yönetim kurulu üyesi olma şartını taşımadığı, bu nedenle her iki kararda da toplanma sayısı sağlanmadan alınan kararın batıl olduğu, davacı imzalarının da sahte olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 26.10.2005 tarih ve 16 no.lu yönetim kurulu kararı ile 21.11.2005 tarih ve 17 nolu yönetim kurulu kararlarının batıl olduklarının tespitine karar verilmiş, ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 66 ncı maddesi gereğince üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, tahkikat sona erdirildikten sonra uyuşmazlığın esası hakkında nihai kararın verildiği dikkate alındığında talepte bulunan 3 üncü kişi ... Otelcilik Yatırım Turizm Sey. İnş. Tic. A.Ş.'nin başvurusunun hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle talep eden ... Otelcilik şirketinin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile feri müdahale talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üst hakkına ilişkin tapu iptal ve tescil talebi sebebiyle karşı yan tarafından açılan davada taraf olarak gösterildiğini, müvekkilinin yönetim kurulu kararına konu üst hakkını satış yoluyla iktisap ettiğini, iptali istenen kararların da bu üst hakkının devrine yönelik olduğunu, iptali halinde her ne kadar bahse konu kararların alınmasında, alınış usulünden haberdar olunmasa da hakkın zayi olma ihtimali nedeniyle müdahale talebinde bulunduklarını, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin işbu davadaki tarafları, sebebi ve konusu aynı olan dosyanın tefrik nedeniyle Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden esas aldığını, kesin yetki kuralı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, işbu dava ile bu davadan önce açılan ve halen Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde inceleme sırası bekleyen dosyanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olduğunu, dosyanın derdest bulunduğunu, derdestliğe ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini, derdestlik ve zaman aşımı yönünden de davalı iflas idare memurları ve vekilleri tarafından bir itirazın ileri sürülmediğini, görevlerini kötüye kullandıklarını, işbu davada taraf olan iflas idare memurları ve vekillerinin Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında da taraf olduğunu, derdestlik konusunda bilgi sahibi olduklarını, derdestlik dava şartının göz ardı edilmesinin müvekkilinin haklarına zarar vereceğini, müdahillik taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek davalı yanında müdahillik talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın HMK'nun 114 üncü maddesi uyarınca reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahale talep eden vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; iflas idare memurlarının görevlerini kötüye kullanarak, davacı ve davalıyla birlikte hareket edip, gerçek olmayan bilgi ve belgeler ile hüküm tesisine sebebiyet verdiğini, gerekçede belirtilen adli tıp raporunun olmadığını, davacının imzasının sahteliği konusunda fotokopi belge üzerinden özel rapor alındığını, şirket karar defterinin ibraz edilmediğini, davanın derdest olduğunu, davanın açıldığı ve görüldüğü sırada tarafları ve konusu aynı olan, işbu davadan önce açılıp, yetkisizlikle karara çıkmış olan Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının derdest olduğunu, iflas idare memurlarının bu durumu bildiğini, davaya itirazlarının bulunmadığını beyan ettiklerini, davacı, davalı, iflas idare memurlarının aralarında anlaşarak dava dışı müvekkil şirketi etkileyecek karar alma çabası içerisinde olduklarını, alınan kararın dava dışı üçüncü kişi olan müvekkili şirket ile yapılan üst hakkı devrine ilişkin davalı şirket işlemini ortadan kaldırmayacağının açık olduğunu, davacının imzasının sahteliğinin tespit edilmediğini, ne olduğu belli olmayan fotokopi belge üzerinden yaptırılan imza incelemesinin hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin iptale konu kararlar ile devri yapılan üst hakkını devralan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının bunca sene sessiz kaldığını, uzun süre geçtikten sonra butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağını, iflas idare memurlarının masa menfaatini gözeterek kanuna aykırı eylemler sergilemesinin görevin kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, müdahale taleplerinin kabulüne, müdahil sıfatıyla istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece üçüncü kişi ... Otelcilik Yatırım Tur. Seyh. İnş. Tic. A.Ş. vekilinin fer'i müdahale talebinin tahkikat tamamlandıktan sonraki aşamada yapıldığı, fer'i müdahale talep eden üçüncü kişinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı gözetilerek üçüncü kişi ... Otelcilik Yatırım Tur. Seyh. İnş. Tic. A.Ş.'nin fer'i müdahale talebi ve istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin reddine yönelik ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, anonim şirket yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahale talep eden ... Otelcilik şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.