19. Ceza Dairesi 2017/986 E. , 2018/7783 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanığın ü…
**19. Ceza Dairesi 2017/986 E. , 2018/7783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “-Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, -Telef ederek -Kıymetten düşürerek, -Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, -Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayet dilekçesinde bildirilen aracın sanık tarafından satılıp satılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, bu aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgileri ile varsa sanık tarafından yapılan satışa dair sözleşmenin getirtilerek satış değeri ile aracın satış tarihindeki gerçek değeri arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı araştırılıp, aracı satın alan kişi dinlenip, sanığın tekrar bu yöndeki savunması alınmak ve beyanına yönelik belgeleri araştırılmak ve ayrıca sanığın 09/10/2015 tarihli savunmasında 26/10/2014 tarihinde nişanı olduğunu, bu nedenle paraya ihtiyacı olduğundan arabayı satarak nişan giderlerini karşıladığını beyan etmesi ve temyiz dilekçesinde de şikayetçi bankaya olan borcunun maaşından yapılan kesintilerle ödenmeye devam ettiğini iddia etmesi karşısında aracın satımından elde edilen meblağların diğer borçların ödenmesi amacıyla kullanılıp kullanılmadığı ve maaşından yapılan kesintilerle borcun ödenip ödenmediği tam olarak belirlenip, sonucuna göre şikayete konu devrin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de;