T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1222 - 2025/2164 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1222 KARAR NO : 2025/2164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2024 NUMARASI : 2022/361 Esas - 2024/145 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : .…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1222 - 2025/2164 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1222 KARAR NO : 2025/2164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2024 NUMARASI : 2022/361 Esas - 2024/145 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNANLAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Rücuan Tazminat Talebinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2021 BİRLEŞEN DAVA : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/736 E. Sayılı dosyası DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNANLAR : 1- ... : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali ( Rücuan Tazminat Talebinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 22/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... nolu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı Senerga Enerji ve Yalıtım Sistemleri San. Tic.in malik olduğunu yağ soğutma eşanjörünün delinmesi sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarını müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden 27.432,00.-TL hasar bedeli 12/11/2020 tarihinde ilgilisine ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili sigorta şirketi, sigortalısının haklarına halef olduğunu, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere hasarın davalının sorumluluğunda bulunan imalat kusurundan kaynaklandığını, oluşan zarardan davalı borçlu TBK haksız fiil hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/21550 Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Arşen Arıtma Sistemleri Kimya Makine Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde sigortalı şirketin maliki olduğunu yağ soğutma eşanjörünün müvekkili şirketin hatalı üretimi sonucunda delindiğini ve haksız fiil hükümlerine göre müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ile Senerga Enerji Şirketi arasında dava konusu haksız fiil iddiası ile ilgili olan veya olabilecek herhangi bir akdi ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Senerga Enerji Şirketine karşı üretim yaparak teslim etmiş olduğu herhangi bir makine, eşanjör bulunmadığını, ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, mahkeme asi kanaatte ise davanın aktif husumet yokluğu ve zaman aşımı nedeniyle reddine ,aktif husumet yokluğu ve zaman aşımı itirazlarının kabul edilmemesi durumunda davanın esastan reddi ile davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, davanın Nuhpol Polimer Kimya San Tic. A.Ş'ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Senerga Enerjı ve Yalıtım Sistemleri Sanayı Ticaret Anonim Şirketinin müvekkili şirketçe 09.04.2020 -09.04.2021 tarihleri arasında ... sayılı Bereket İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, 18.09.2020 tarihinde Senerga Enerji ve Yalıtım Sistemleri San. Tic. A.Ş. firmasında üretim esnasında imbisat tankında fokurdama ve yağ hatlarında vuruntular olması sebebiyle yapılan incelemeler sonucunda ısı transfer yağına soğutma eşanjöründen su karıştığı ve soğutma eşanjörünün delinmesi neticesinde hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sonucu müvekkili şirketin sigortalısı olan Senerga Enerji ve Yalıtım Sistemleri San. Tic. A.Ş.'ye poliçe teminatları kapsamında müvekkil şirketçe sigortalısına toplam 20.574,00-TL sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını, hasarın üretici Arşen Artıma Sistemleri Kimya Mak. Met. San ve Tic. Ltd. Şti. adlı firmaya rücu edilebileceği kanaatine varıldığını, TTK m.1472 maddesi uyarınca sigortacı ödeyeceği tazminat miktarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğundan, müvekkili şirketçe ödenen 20.574,00-TL sigorta tazminat miktarınca ve haksız fiil hükümlerince karşı taraftan rücuen tazmini hakları bulunduğunu ödeme tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı taraftan rücuen tazminine, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğunu, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip olması gerektiğini, huzurdaki davada iptali istenilen itirazın yapıldığı dosyanın İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2021/2709 Esas sayılı icra dosyası olduğunu, oysa başlatılan icra takibinde yetkili icra müdürlüğünün müvekkili şirketin yerleşim yerinin bulunduğu Gebze İcra Müdürlükleri olduğunu, bu nedenle açılan davada davacı şirket tarafından yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı sigorta şirketinin sigortaladığı dava dışı sigortalı Senerga Enerji şirketi arasında dava konusu yapılan yağ soğutma eşanjörünün satımı konusunda yapılmış bir satış veya kira sözleşmesi ya da başkaca bir akdi ilişki bulunmadığını, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacı sigorta şirketinin işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu yapılan Yağ Soğutma Eşanjörünün müvekkili şirket tarafından 21/06/2017 Tarih ve ...sıra numaralı fatura ile dava dışı Nuhpol Polimer Kimya San Tic. A.Ş şirketine satılarak teslim edildiğini, haricen edinilen bilgiye göre dava konusu eşanjör Senerga Enerji Şirketi tarafından kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin doğrudan mal satımı yapmadığı, haricen edinilen bilgiye göre de eşanjörün kiracısı konumunda olan Senerga Enerji Şirketine ödeme yapıldığından bahisle huzurdaki davanın açılmasının mümkün olmadığını, sigorta şirketinin halefiyet ilkesine göre hareket etmekte olup, haklarına halef olduğu şirketin açamayacağı bir davayı sigorta şirketinin açmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle Senerga Enerji Şirketinin ve dolayısıyla haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin huzurdaki davayı açma konusunda aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dışı sigortalı Senerga Enerji Şirketi tarafından müvekkil şirkete yapılan bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davacı şirket tarafından yapılan ödeme sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, kusur oranları ve zarar miktarının büyüklüğü konusunda araştırma yapılması gerektiğini, davadaki taleplerin zaman aşımına uğradığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, kabul edilmemesi halinde esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Asıl ve birleşen davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketçe sigortalısına ödeme yapılmış olduğunu, davacının rücu hakkını kullandığını, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu; hasarın, davalının sorumluluğunda bulunan imalat kusurundan kaynaklandığını, mahkemenin yeniden yapılacak tespitler ile dava konusu taleplerinin yeniden incelemesini ve tehir-i icra kararı verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih, 2022/361 Esas - 2024/145 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava rücuan tazminat talebinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacıya 09.04.2020-09.04.2021 tarihleri arasında “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olan dava dışı Senerga Enerji ve Yalıtım Sistemleri San ve Tic. A.Ş.’ye ait iş yerinde 18.09.2020 tarihinde üretim esnasında tankta fokurdama ve yağ hatlarında vuruntular olması sebebiyle yapılan incelemede ısı transfer yağına soğutma eşanjöründen su karıştığı ve eşanjörün delindiğinin tespit edildiği, davacı tarafından yapılan ekspertiz çalışmasında eşanjörün imalat kusuru bulunduğundan sigortalı makine için yapılan ödemenin davalıdan tahsili için eldeki davaya konu takibin başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Somut olayda; Davacı tarafından sigortalının davalı tarafından üretilen makinedeki imalat kusuruna dayanılarak kusurlu olduğu iddia edilen makine bedelinin tahsili için eldeki dava açılmıştır. Mahkemece yapılan araştırmada davacının sigortalısı olan Senerga Enerji ve Yalıtım Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasında makinenin satışı hususunda bir sözleşmelerinin bulunmadığı, davalının dava konusu makineyi 21.06.2017 tarihli fatura ile dava dışı Nuhpol Polimer Kimya San. Tic. A.Ş.’ye sattığı, ticari ilişkinin davalı ile Nuhpol Polimer Kimya San. Tic. A.Ş. arasında olduğu görülmüştür. Bu durumda davacı taraf makinenin ayıplı imal edildiği, ayıplı satıldığı iddiasını sözleşmenin tarafı olmayan davalıya karşı ileri süremeyeceği, davalının davaya konu ayıplı olduğu iddia edilen makineden dolayı makine bedelinden hukuken sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4117 esas 2021/5087 karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/12073 Esas 2016/8453 Karar sayılı ilamı) Yine Türk Borçlar Kanununun satım akdi hükümlerine göre sorumlu olmayacak üretici veya tedarikçi firmalar ancak garanti vermeleri halinde ayıba karşı sorumlu olacaklardır. Somut olayda davalının garanti verdiğine ilişkin bir iddia ve belge de bulunmamaktadır. Davacı taraf haksız fiil hükümlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Konunun haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilmesine gelince: Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” denilmek suretiyle haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk hali düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre sorumlu tutulmak için akdi ilişki gerekmez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2015 gün, 2014/8733 esas ve 2015/5518 karar, 16.03.2011 gün 2010/9917 esas ve 2011/3356 karar, 11.10.2016 gün 2016/4075 esas ve 2016/13270 karar, 11. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2014 gün 2014/1814 esas ve 2014/2165 karar, 23.10.2014 gün 2013/14654 esas ve 2014/16363 karar,) Ne var ki, sorumluluğun doğması için kanunda sıralanan bir takım koşulların oluşması gerekmektedir. Örneğin; satıma konu herhangi bir makinenin taahhüt edilen yeterlilikte bulunmaması ayıp iddiasına konu olabilecek ve yalnızca satım akdinin tarafları yönünden sonuç doğuracak iken, aynı makinenin patlaması sonucunda oluşacak maddi kayıp ve hasarlarda akdi ilişkinin tarafı olsun ya da olmasın zarar gören herkes tarafından üretici firmaya gidilebilecektir. Somut vakıadaki iddia gibi satışa konu makinenin üretim kusurunun bulunması hali yani uygun nitelikte olmaması, tipik bir ayıplı ürün satış hali olup, yalnızca akdi ilişkinin tarafları açısından sonuç doğurur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; asıl davada davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*