11. Ceza Dairesi 2013/4017 E. , 2013/6523 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : 1-) Sanıklar ..., ..., ... ve ...r hakkında Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 339/1,80,59 maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına. 2-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Sahtecilik suçundan beraatlerine. 3-) Bütün sanıklar hakkında Dolandırıcılık suçundan zaman aşımı nedeniyle ortadan k…
**11. Ceza Dairesi 2013/4017 E. , 2013/6523 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : 1-) Sanıklar ..., ..., ... ve ...r hakkında Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 339/1,80,59 maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına. 2-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Sahtecilik suçundan beraatlerine. 3-) Bütün sanıklar hakkında Dolandırıcılık suçundan zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırma. Sanık ...'nın iki ayrı eczaneye hastaları görmeden ve muyaene etmeden reçeteleri düzenlemesi şeklindeki eyleminin zincirleme olarak işlenen iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı iki kez mahkumiyeti yerine eylemlerinin kül halinde tek suç olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. I- Sanıklar ... ve ... haklarında toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı ve arttırıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve tüm sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafılerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ... haklarındaki "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan mahkumiyet ve tüm sanıklar haklarında dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin sanık ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 23.05.2002 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıklar ... ile ...r müdafilerinin "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan mahkumiyet, katılan vekilinin ise haklarında beraat kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde : 1-Birleşen 2004/3 Esas sayılı dosyaya ait 02.04.2003 günlü iddianamede belirtildiği üzere, sanıklardan ...'ın kızının köpek tarafından ısırılması üzerine diğer sanık ...'a ait sağlık karnesini kullanarak doktor sanık ...'ya üç adet kuduz aşısı yazdırdığı, kayıtlara sanık ...'un adının geçtiği, reçete arkasında da ilacı alanın sanık ... olduğunun yazıldığı, bu husus her ne kadar sanık ... tarafından inkar edilmişse de sanık ... tarafından tüm aşamalarda doğrulandığı, aynı şekilde sanık ...'un oğlunu köpek ısrması sonucu dayısı olan sanık ...'e ait sağlık karnesini kullanarak doktor sanık ...'ya altı adet kuduz aşısı yazdırıp ilgili kayıtlara da bu kişinin adının geçirildiği, ancak reçete arkasında sanık ...'in isim ve imzasının olduğu, tarafların bu konuda çelişkili ifadelerinin bulunduğu, yine aynı olayla ilgili sanıklar ... ve ...r hakkında düzenlenen 25.06.2004 günlü ek iddianamede sanık ... adına kuduz teşhisi ile altı adet kuduz aşısı verilmesi için doktor sanık ... tarafından reçete yazılıp kayıtlara da bu şekilde geçirildiği, bu ve diğer sanıkların ilaçlarının da eczacı sanık ... 'un işlettiği eczaneden alındığından bahisle açılan davada sanık ...'in çelişkili ifadeleri, sanık ... 'un ise suçlamayı kabul etmeyerek, hastalar tarafından getirilen reçetedeki ilaçları usulüne uygun olarak vermekten başka suça bir iştirakının olmadığına dair savunması karşısında, suça konu reçetelerde teşhis konusu hastalık kuduz hastalığı olup bulaşıcı nitelikte bulunması ve kamu sağlığını yakından ilgilendirmesi açısından, sağlık kuruluşlarında olayımızda da olduğu şekilde, ayrı bir kayıt defteri açıldığı gibi takibi gerektiren bir hastalık olması nedeniyle izlenmesi gereken prosedür de irdelenerek, suç tarihinde suça konu reçeteleri kayıt eden görevli memurun tespiti ile bu şahsın tanık sıfatıyla dinlenmesi, aşıların ve hastalığın tedaviye cevap verip vermediğinin tespitinin nasıl yapıldığının sorulması ve kuduz olaylarının gerçek olup olmadığının saptanmasına ilişkin olmak üzere tüm belgelerin getirtilip incelenmesi, sanıkların ifadelerindeki çelişkilerin giderilmesi ve ilaçların alındığı eczane sahibi sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeye dayanarak sanık ... 'un mahkumiyetine, diğer sanıkların ise delil yetersizliğinden beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı, 2- UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...'ın 05.05.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...r ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.