Başvurucu, maluliyet oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde ve iş kazasından doğan zararın tazmini istemiyle 14/1/2010 tarihinde açtığı davalarda yargılamaların makul sürede tamamlanmadığını, ayrıca tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, maluliyet oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde ve iş kazasından doğan zararın tazmini istemiyle 14/1/2010 tarihinde açtığı davalarda yargılamaların makul sürede tamamlanmadığını, ayrıca tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 28/2/2014 tarihinde İstanbul İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede dosyanın Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 14/8/2000 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından doğan zararın giderilmesi istemiyle 28/3/2002 tarihinde Bakırköy İş Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Mahkeme 28/6/2004 tarih ve E.2002/709, K.2004/566 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, %11,2 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminatın başvurucuya ödenmesine hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir. Başvurucu, maluliyet oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde, İstanbul İş Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme, 26/2/2009 tarih ve E.2006/742, K.2009/80 sayılı kararıyla başvurucunun maluliyet oranının %14,3 olarak tespitine hükmetmiştir. Temyiz istemi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/3/2010 tarih ve E.2009/4244, K.2010/2530 sayılı ilâmıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına uyarak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla alınan yeni bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkeme, 25/11/2011 tarih ve E.2010/398, K.2011/721 sayılı kararıyla maluliyet oranının tekrar %14,3 olarak tespitine hükmetmiştir. Anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 29/5/2012 tarih ve E. 2012/6815, K.2012/9482 sayılı ilâmıyla onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, İstanbul İş Mahkemesinde görülen dava neticesinde tespit edilecek maluliyet oranı dikkate alınarak yeniden tazminata hükmedilmesi istemiyle, İstanbul İş Mahkemesinde 14/1/2010 tarihinde dava açmış, 8/5/2013 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile tazminat talebini arttırmıştır. Mahkeme, 16/5/2013 tarih ve E.2010/49, K.2013/483 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, bakiye maluliyet oranı üzerinden, 000,00 TL manevi tazminata ve talebin ıslah dilekçesi ile arttırılan kısmının zamanaşımına uğradığını belirterek, 000,00 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Temyiz istemi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 21/1/2014 tarih ve E.2013/14769, K.2014/851 sayılı ilâmıyla onanmıştır. Başvurucu onama kararından 10/2/2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiş, karar, 28/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi (Bkz. B. No: 2013/6792, 18/6/2014, §§ 16–20).