Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/7096 E. , 2024/2159 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7096 Karar No : 2024/2159 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/7096 E. , 2024/2159 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7096 Karar No : 2024/2159 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığında görev yapmakta iken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince ırza tasaddi suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, .... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin -karar düzeltme aşamasında verilen- 08/06/2023 günlü, E:2021/6717, K:2023/3347 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacıya isnat edilen "ırza tasaddi" suçunun 765 sayılı Kanun'un 416. maddesinde düzenlenmiş iken, halen yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin 1. fıkrasında, basit cinsel saldırı olarak düzenlendiği; uyuşmazlıkta, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; "Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü uyarınca davacı hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek fiilinden dolayı takipsizlik kararı verilmiş olması her ne kadar disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmemekte ise de, dava konusu meslekten çıkarma cezasının dayanağı olan ırza tasaddi (basit cinsel saldırı) suçunu düzenleyen maddenin gerekçesinde; "Bu suçun oluşabilmesi için cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlarla kişinin vücut bütünlüğünün bozulmasıdır. Suçun maddi unsurunun, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişkiye varmayan cinsel davranışlar oluşturmaktadır." ifadesi bulunmakta olup, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, somut olarak ırza tasaddi fiilinin oluştuğunu gösterir yeteri derecede delil bulunmadığı, bu sebeple fiilin oluşmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca, Emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun'da, Tüzüğün 8/6 maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, yüz kızartıcı suçları belirleyen düzenlemelerde "ırza tasaddi" fiilinin sayılmadığının görüldüğü, bu durumda, davacının eylemine uyan disiplin suçu esas alınarak cezalandırılmadığı, diğer bir ifadeyle disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartı gerçekleşmediğinden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden (03/11/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; 04/10/2013 tarihinde davacının çalıştığı kuruma gönderilen ihbar mektubu içinde bulunan SD kartın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, kart içeriğinde bulunan fotografların bir kısmı gizli (habersiz) çekilmiş mesai arkadaşları ve diğer kadınlara ait olup, internet, TV, dergi ve mecmualardan alınmış müstehcen fotografların bulunduğu, yapılan soruşturmada ifadesi alınan ve kendilerinden habersiz fotografları çekilen kişilerin şikayetçi oldukları, soruşturma sonunda "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "olası diğer toplum düzenini bozan fiiler sebebiyle" dosyanın yetkili savcılığa intikal ettirildiği, neticede davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçunu işlediği kanaatiyle Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesinin teklif edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca, durumun değerlendirilerek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde düzenlenen ırza tasaddi fiilinin işlendiği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı, davacı hakkında ''özel hayatın gizliliğini ihlal etmek'' suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı soruşturma dosyasında, fotoğrafını çektiği kişilerin şikayetlerinden vazgeçmeleri üzerine 28/02/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." ... "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında, "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; ırza tasaddi fiiline bu suçlar arasında yer verilmemiştir. Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Buna göre; mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren ırza tasaddi suçunun, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği; fiilin, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren ırza tasaddi suçuna 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, davacının söz konusu fiili işlediğinden bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.