10. Hukuk Dairesi 2016/13179 E. , 2019/255 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit ed…
**10. Hukuk Dairesi 2016/13179 E. , 2019/255 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 21.04.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının geri de kalan hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle oluşan Kurum zararının davalılardan teselsül hükümlerince rücuan tazmini istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanakları; işveren yönünden 5510 sayılı Kanunun 21/1. maddesidir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işveren şirkete %60 kusur verildiği, davalılar ... ve ...'ın kusurlarının davalı şirket kusur içinde değerlendirildiği, bu davalılar yönünden kusur oranının ayrıca belirlenmediği, sigortalıya ise %40 kusur verildiği, mahkemece davalı şirket yönünde %60 kusura göre kabul kararı verildiği, davalılar ... ve ... yönünden ise husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmekle mahkeminin kararı yetersiz bilirkişi raporuna ve yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalıdır. Yine davalılardan ... hakkında taksirle ölüme neden olmaktan iddianame düzenlenmiş ceza davasının akibeti mahkemece araştırılmamıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği açıklanmıştır. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Buna göre, gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek zarar karşılaştırması yapılıp, düşük (az) olan tutarın esas alınması gerekmektedir.