Başvuru, katkı payı alacağının faizinin tahsili istemiyle başvurucu hakkında açılan davada kanun yolu incelemesi yapan merciinin görev yönünden kararı bozmasına rağmen mahkemenin bozma kararını aşarak ve önceki kararından dönerek yeni hüküm kurması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, katkı payı alacağının faizinin tahsili istemiyle başvurucu hakkında açılan davada kanun yolu incelemesi yapan merciinin görev yönünden kararı bozmasına rağmen mahkemenin bozma kararını aşarak ve önceki kararından dönerek yeni hüküm kurması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/3/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun boşandığı eşi, başvurucu hakkında alacak davası açıp daha önce hükmedilerek kesinleşen katkı payının ıslah tarihinden itibaren işlemiş yasal faizinin tahsilini talep etmiştir. Finike Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 30/7/2010 tarihli kararla faiz talebine ilişkin davanın boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve başvurucu tarafından süresi içinde zamanaşımı definde bulunulduğu gerekçesiyle davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Hüküm karşı tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 3/4/2012 tarihli kararla davanın aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle mahkeme hükmünü bozmuştur. Bozma ilamına uyan Mahkeme 28/11/2012 tarihli karar ile bozma ilamına uyarak katkı ve katılma payı alacağının, buna bağlı feri hak olan faiz alacağının zamanaşımı konusunda 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda bir hükmün bulunmadığını, alacağın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını belirterek davacının ıslah tarihi itibarıyla faiz alacağı istemini reddetmiş, boşanma ilamının kesinleştiği tarihten başlayan faiz alacağı talebinin ise kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 22/4/2014 tarihli kararla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 20/1/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 23/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 20/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.