9. Ceza Dairesi 2021/19166 E. , 2023/7199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/371 E., 2012/221 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem
**9. Ceza Dairesi 2021/19166 E. , 2023/7199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/371 E., 2012/221 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.01.2021 tarihli ve 14-2017/34428 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Somut delil olmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında değişmeyen savunmaları, eylemin zora dayandığına ilişkin dosyada mağdurenin soyut iddiası dışında hiçbir maddi delilin bulunmaması, tanığın görgüye dayalı herhangi bir bilgisinin olmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yüklenen suçları işlediğinin sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR [adres satırı maskelendi] Her ne kadar mağdurenin cinsel bölgelerinde sanığa ait vücut sıvısı tespit edilmemiş ise de, mağdurenin itibar edilen beyanına göre sanık henüz boşalmadan mağdure uyanarak sanığa engel olduğu için herhangi bir vücut sıvısı da tespit edilmemiştir. Kanun koyucu boşalmayı değil organ sokmayı cezalandırmıştır. Bu şekilde eylemin tamamlandığı kanısına varılmıştır. Yine mağdurenin olayın geçtiği odaya o gün taşındıkları ve çarşafın her gün değişmediği şeklindeki beyanlarının tersini ispatlayıcı bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından kriminal inceleme sırasında çarşafta bulunan menü lekesinin elde edilen DNA profilinin bir başka şahsa ait olması suçsuzluk karinesi olarak kabul edilmemiştir. Her ne kadar sanık, tanık ...' in mağdurenin kaldığı odanın açık olan kapısını kapat şeklindeki talimatı nedeniyle odaya çıkıp kapıyı kapatmak istediği sırada mağdurenin balkonda olduğunu, mağdureye kapıyı kapatayım mı şeklinde sözler söylediğini o sırada odanın önüne gelen tanığı problem yok sen gidebilirsin dediğini, dolayısıyla cinsel saldırı eylemini işlemediğini beyan etmiş ise de, mağdurenin istikrarlı anlatımları, tanıkların, mağdurenin tecavüze uğradığı şeklindeki beyanları doğruladığı ve olayı bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Sanığın suçu sabit görüldükten sonra hüküm kurulurken alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden görülmediğinde alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmış, saniğa geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak eyleminden dolayı verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza sanığın işlediği diğer suç, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat edinilmediğinden sanığa verilen cezanın ertelenmesine, para yada başkaca tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına ve hakkında Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur. '' gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın savunması, katılanın beyanlarının istikrarlı olmaması, tanık beyanları ve katılanın arkadaşı olan tanık beyanının görgüye dayalı olmaması, moleküler inceleme neticesinde sanığa ait DNA örneğinin mağdureden alınan sürüntü ve olayın gerçekleştiği iddia edilen çarşaftan elde edilememesi, katılan ve sanığın alınan doktor raporlarında eylemin gerçekleştiğini gösteren bir tespitin yapılamamış olması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, katılanın başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma gerekçesine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.