11. Hukuk Dairesi 2012/16188 E. , 2014/5579 K. "" Taraflar arasında görülen davada erilen tarih ve sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/03/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16188 E. , 2014/5579 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada erilen tarih ve sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/03/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 20.12.2005 tarihinde yapılan genel kurulda sermayenin artırılmasına karar verildiğini, davacının usulüne uygun olarak toplantıya davet edilmediğini, genel kurulun yoklukla malul olduğunu, genel kurula davacı adına katılmış ise de davalı ...'a olan güveni nedeniyle tutanakları farkında olmadan imzaladığını, yapılan genel kurul sonrası davacının sermaye payının düştüğünü, sermaye artırımına katılmama yönünde karar almadıklarını ileri sürerek, genel kurulun yokluk ve butlanının tespitini, bu mümkün olmadığı takdirde sermaye artışı sonucunda davalı ... ve ... lehine oluşan fazla hissenin tespiti, iptali ve davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının alınan yönetim kurulu kararı gereğince genel kurulda vekaleten temsil edildiği, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının ileri sürdüğü hususların yokluk ve butlanı gerektirmediği gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.