5. Ceza Dairesi 2008/10641 E. , 2012/5062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/02/2008 günlü, 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yap
**5. Ceza Dairesi 2008/10641 E. , 2012/5062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/02/2008 günlü, 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Ziraat Bankası ........, şubesinde ikinci derecede imza yetkisiyle ticari ve zirai krediler servis işlemleri dışında tüm servislerde işlem yapabilme yetkisine sahip olarak kambiyo servisinde görev yapan ve paraya vazulyed olan sanığın, 1997 ve 1998 yıllarında mudi hesaplarından bilgi ve talimatları dışında kendi şifresiyle ve ikinci derecede yetkili imzasını kullanarak bazı fişlere mudi imzasını almadan ve bazı fişleri de yok ederek çekilen tutarları başka hesaplara aktararak mal edinmesi şeklinde gerçekleşen olayda; dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi ile zimmetin ve miktarının bankadaki belgeler üzerinde yapılacak incelemede ortaya çıkacak nitelikte olup olmadığı, daire dışı araştırma bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulup duyulmadığı ve bunların tasnifi yaptırılarak sanığın zimmet miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozma ilamına konu dosyanın bozmaya uyularak yapılan yargılaması sırasında alınan 3'lü bankacı bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, sanığın mal edindiği 2.271.542.400 TL'nin banka ve muhasebe kayıtları üzerinde uzman kişilerce yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkabileceğinden nitelikli zimmet teşkil ettiği, 16.792.795.040 TL'nin ise, hesap sahiplerinin bankaya yapacakları müracaatları üzerine banka kayıtları ve günlük işlemlere ait fişler üzerinde yapılacak basit bir inceleme sonucu ortaya çıkabileceğinden basit zimmet niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de; bilirkişi heyetince zimmetin basit zimmet mi yoksa nitelikli zimmet mi olduğu hususunda yapacakları değerlendirmede esas alacakları hususun, zimmetin ve miktarının "bankadaki belgeler üzerinde yapılacak incelemede ortaya çıkacak nitelikte olup olmadığı, daire dışı araştırma bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulup duyulmadığı" olduğu dikkate alınmadan, hesap sahiplerinin müracaatının daire dışı elde edilecek bilgi mahiyetinde olduğu yine banka kayıtlarındaki mudi imzasıyla tediye fişlerindeki mudiye atfen bulunan imzanın karşılaştırılmasında mudiye ait olmadığının ilk bakışta olağan yaşam deneyimlerine göre fark edilebilecek olması halinde, bunların daire içi araştırmayla belirleme kapsamında bulunduğu da gözardı edilerek düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli olmadığından dosyanın yeniden emekli Uzman Sayıştay Denetçileri ile bankacılık alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii ile sanığın zimmet miktarlarının ve niteliğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04/05/2010 gün ve 2009/7-223 Esas, 2010/104 Karar ve 08/02/2005 gün ve 2004/5-146 Esas, 2005/7 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere; 25/11/2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve T.C. Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK'nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri, suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25/11/2000 tarihinden itibaren söz konusu banka personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22 ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25/11/2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCK'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasının zorunlu olması ve mevcut olayda T.C. Ziraat Bankası personeli olan sanığın eylemini 1997-1998 yıllarında gerçekleştirdiği gözetildiğinde, 4389 sayılı Yasanın 22, 5411 sayılı Yasanın 160 ve 765 sayılı TCK'nın 202. maddeleri karşılaştırılıp lehe olan Yasa belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Mahkeme tarafından hükme esas alınan 3'lü bankacı bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporuna göre 19.063.337.740 TL'lik toplam zimmet miktarının 2.271.542.700 TL'sinin nitelikli, 16.792.795.040 TL'nin basit zimmet olarak kabul edilmesine rağmen, mahkemece toplam 16.792.795.040 TL'nin nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.