İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/11/2025 YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: …
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... İSTİNAF EDEN DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... & Av..... DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/11/2025 YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aralarındaki anlaşmaya istinaden 09-11-12 ve 13/01/2019 tarihlerinde C30/37 cinsi hazır beton satın aldığını, davalının satılan bu hazır betonlardan dolayı 14/01/2019 tarihli fatura düzenlediğini, müvekkilinin de davalıdan aldığı bu hazır betonları dava dışı ........ A.Ş.'ye sattığını, bu hazır betonların dava dışı ........ A.Ş.'ye ait Antalya ili, Alanya ilçesi, ........ Mah. ..... ada,..... parsel sayılı taşınmazdaki inşaatta kullanıldığını, kullanılan bu hazır betonların 7 günlük basınç dayanımı ortalama değerinin C-23,11 olarak, 28 günlük basınç dayanımı ortalama değerinin ise C-29,23 olarak tespit edildiğini, basınç dayanımı ortalama değerlerinin inşaatının proje değeri olan C-30/37'den düşük olması nedeniyle bu hususun müvekkili tarafından davalıya fax ve mail yoluyla ve ayrıca Alanya .... Noterliğinin 25/02/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, Alanya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyası üzerinden hazır betonun ayıplı olması ve müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle tespit yaptırıldığını, dava dışı ........ A.Ş. tarafından bu ayıplı hazır beton nedeniyle uğranılan zarar nedeniyle müvekkili şirketten 881.170,10 TL talep edildiğini, müvekkili tarafından dava dışı ........ A.Ş.'ye ödenen 881.170,10 TL'nin davalı şirketten tahsili için Alanya .... Noterliğinin 24/06/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 881.170,10 TL'nin davalıya gönderilen ihtarname ile kat edildiği 01/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacının ayıp iddiasının yerinde olmadığını, ayıbın gizli ayıp olmadığı gibi, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun olmadığını, hazır beton numunelerinin usulüne uygun alınmadığını, numunenin doğruluğu ve laboratuvar sonuçlarının güvenilirliğinin tartışılması gerektiğini, davacının alacak talebinin dava dışı üçüncü kişi ile arasında bulunun hukuki ilişkiye dayandığını, davacının zarar iddiasında bulunduğunu ancak alacak davası açtığını, davacının iddialarının maldaki ayıp dışında başka kalemleri de içerdiğini, davacının haksız olarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, hazır betonun kullanıldığı inşaatta yıkım yerine güçlendirme de yapılabilecek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Alacak" davasıdır. Somut olayda ; Davacı, davalı ile aralarındaki satış sözleşmesine istinaden davalıdan satın aldığı hazır betonların ayıplı olduğu gerekçesiyle, Alanya .... Noterliği'nin 07/03/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeden dönmüş ve uğradığı zararların tazminini davalıdan talep etmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi raporları incelendiğinde; a) Davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemeye ilişkin 08/11/2020 tarihli rapor içeriğinden davacının zararının net olarak tespiti mümkün görülmemiştir. b) Davalı tarafın ticari defterlerinden sadece taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi belirlenmiş, davalı tarafından davacıya satılan hazır betonun ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa davacının zararının tespiti 06/07/2020 tarihli bu rapor ile mümkün olmamıştır. c) Davacı şirket ile dava dışı ........ A.Ş.'nin ticari defterlerinde inceleme yapılmasına ilişkin 03/03/2022 tarihli rapor içeriğinden; dava dışı ........ A.Ş.'nin, dava konusu hazır betonların kullanıldığı inşaata ilişkin yıkım bedeli ve yıkılan kısmın yıkılmasından önceki inşaat yapım bedeli ile ilgili olarak toplam 853.671,90 TL. ödeme yapmış olduğu, ........ A.Ş. tarafından davacı şirkete 881.170,10 TL.'lik fatura düzenlendiği, bu faturanın mahsup yoluyla davacı tarafından ödendiği belirlenmiş, ancak gerçek zarar miktarı bu rapor ile de tespiti edilememiştir. Zarar tespitine ilişkin bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar incelendiğinde ; a) 17/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ; ayıbın gizli ayıp olduğu, davacının gizli ayıbı öğrenir öğrenmez Alanya .... Noterliğinin 25/02/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğu, yıkılan inşaat yönünden güçlendirme maliyetinin yeni imalat bedelinin %40'ını geçmiyor ise güçlendirme yapılabileceği, yeniden yapım maliyetinin 499.406,50 TL. olduğu, güçlendirme maliyetinin 100.000 TL. olduğu bildirilmiş, güçlendirme yapılmasının uygun olacağı açıklanmış, zararın miktarına ilişkin tespitlerin 15/04/2024 tarihli 3. bilirkişi heyeti raporu ile çelişkili olduğu görülmüş, güçlendirme maliyeti yönünden de 03/06/2022 tarihli bilirkişi heyetinin güçlendirme maliyetine katılmadığı belirlenmiştir. b) 03/06/2022 tarihli 2. bilirkişi heyeti raporunda ; dava konusu hazır betonun kullanıldığı inşaatta yıkım yerine güçlendirme yapılmasının gerekip gerekmediğinin performans analizleri ile belirlenebileceği bildirilmiş, 27/09/2023 tarihli ek raporda da davalı tarafından dosyaya sunulan 22/02/2023 tarihli dilekçe ekindeki performans analiz raporunda bodrum katta tespit edilen C25 MPa beton dayanımı ve sonraki katlarda C30 MPa betonu ile devam edilmiş olsaydı otel inşaatının mevcut haliyle kullanılmasında bir sakınca olmayacağı belirlendiğinden, yapıda herhangi bir güçlendirme projesine gerek duyulmadığı, güçlendirme bedeli ve maliyetine ilişkin hesap yapılmasına gerek olmadığı bildirilmiştir. c)15/04/2024 tarihli 3. bilirkişi heyeti raporunda ise; davalı tarafından sunulan yapı performans analiz raporunda "yapının mevcut haliyle kullanımın uygun olduğu sonucuna varılmıştır" denilmekte ise de, anılan rapor kat planları incelendiğinde dosyadaki mevcut projesi ile geometri uyumsuzlukları bulunduğundan bu rapora itibar edilmediği, davacının yapı müteahhidi olmadığından dava konusu inşaatta güçlendirme yapma yetkisinin bulunmadığı, güçlendirme işinin bitmiş binalarda performans düzeyi yönetmelik şartlarını sağlamayan yapılar için yapılması gereken bir işlem olduğu, inşaatın yapım aşamasında olması nedeniyle güçlendirme işleminden bahsedilemeyeceği, güçlendirme maliyetinin hesabının ise yeniden statik projelerin hazırlanması ile hesap verilebileceği, güçlendirme yapılması değerlendirilmeksizin davacının dava dilekçesindeki alacak kalemlerine göre ve 24/06/2019 ihtar tarihi itibariyle zararının toplam 621.490 TL. + KDV olduğu tespit edilmiş, ayıbın gizli ayıp olduğu, ayıp ihbarının vaktinde yapılmış sayılabileceği, davacının seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkını seçmesi nedeniyle menfi zarar kapsamında 621.490 TL. + KDV tutarındaki zararı talep edebileceği bildirmiştir. Davalının sunduğu 15/12/2020 tarihli uzman görüşünde ise; ayıbın gizli değil, açık olmayan bir ayıp olarak nitelendirilmesinin uygun olacağı, ihbarın süresinde olmadığı, davacının seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, hakimin hakkaniyete göre tazminattan indirim yapabileceği, satıcının alıcının uğradığı doğrudan zararlardan kusurlu olmasa bile sorumlu iken dolaylı zararlardan kusur halinde sorumlu olduğunu beyan etmiş, eser sözleşmesinde de karşılaştırma yapıldığı görülmüştür. Alanya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş. sayılı tespit dosyasında da; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/05/2019 tarihli rapordan gizli ayıptan bahsedilerek, güçlendirme maliyetinin 240.000 TL. olacağı bildirilmiştir. Davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi sonucu; Davalı tarafın ayıbın açık ayıp olduğu yönündeki itirazları, söz konusu ayıbın 7, 28 günlük testler ve karot testleri ile ortaya çıkması nedeniyle ve ayıbın gizli ayıp olup olmadığı konusunda birbirini teyit eden bilirkişi heyeti raporları göz önünde bulundurularak, ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilmiş, aksi yöndeki davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın sunduğu uzman görüşündeki ayıbın açık olmayan ayıp olarak değerlendirilmesi görüşü de, gerek aynı uzman görüşündeki ayıba yönelik açıklayıcı gerekçelerle varılan sonuç arasındaki uyumsuzluk gerekse uzman görüşünün ayıbın gizli ayıp olduğu konusunda birbirini teyit eden bilirkişi heyeti raporları ile çelişkili ve gerekçeleri yetersiz görüldüğünden kabul edilmemiştir. Davalı taraf her ne kadar ayıp ihbarın süresinde yapılmadığını savunmuş ise de ; dava konusu satış sözleşmesine ilişkin üründeki (hazır betondaki) ayıbın, karot deneyleri ile 18/02/2019 tarihinden sonra belirlenmesi, bu nedenle gizli ayıp sayılması ve davacı tarafın Alanya .... Noterliği'nin 25/02/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile (derhal) ayıp ihbarında bulunmuş olması nedeniyle, 6102 s. TTK'nin 23/1-c ve 6098 s. TBK'nin 223/2. maddeleri gereğince ayıp ihbarının süresinde yapıldığı sonucuna varılmış, aksi yöndeki itirazların reddine karar verilmiş, aynı gerekçelerle uzman görüşündeki aksi yöndeki yasal gerekçe içermeyen kanaatlere de itibar edilmemiştir. Davalı tarafın ayıp ihbarının usülüne uygun yapılmadığı yönündeki itirazları, ayıp ihbarının Alanya .... Noterliği'nin 25/02/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapılmış olması nedeniyle, ayıp ihbarının usulüne uygun olduğu sonucuna varılmış ve aksi yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın yapı denetim şirketinin isteği üzerine ilgili laboratuar tarafından alınan numunelerin taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesine uygun olarak alınmadığı yönündeki itirazları da; söz konusu beton numuneleri taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesine uygun olarak alınmasa dahi, 4708 s. Yapı Denetim Hakkında Kanun Kapsamında denetimi yürütülen yapılara ait taze beton numune alınması, deneylerin yapılması raporların süreçlerinin izlenimi ve denetlenmesine dair tebliğe uygun olarak alındığı anlaşıldığından ve aksi davalı tarafça ispat edilemediğinden reddedilmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı itirazı da; taraflar arasındaki ihtilafın satış sözleşmesinden doğması ve satış sözleşmesinden doğan ihtilafların 6098 s. TBK'nin 231 ve 146. maddeleri gereğince 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması ve bu sürelerin geçmemesi nedeniyle reddedilmiştir. Davalı tarafın, davacının yıkım zararı yerine güçlendirme bedeli isteyebileceği yönündeki itirazları da ; gerek Alanya Belediyesi tarafından ........ A.Ş.'ye ait inşaatın durdurulması konusunda karar verilip, ilgili yapı denetim şirketi tarafından da bu yapının yıkımı konusunda karar verilmesi ve yapının fiilen de yıkılmış olması, gerekse 15/04/2024 tarihli 3. bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere; davalı tarafından sunulan yapı performans analiz raporunda "yapının mevcut haliyle kullanımın uygun olduğu sonucuna varılmıştır" denilmesine rağmen söz konusu performans analiz raporundaki kat planlarının mevcut projesi ile geometri uyumsuzlukları bulunduğunun anlaşılması nedeniyle davalının sunduğu performans analiz raporuna itibar edilemeyeceğinin anlaşılması, davacının yapı müteahhidi olmadığından dava konusu inşaatta güçlendirme yapma yetkisinin bulunmaması, güçlendirme işinin bitmiş binalarda performans düzeyi yönetmelik şartlarını sağlamayan yapılar için yapılması gereken bir işlem olması, inşaatın yapım aşamasında olması nedeniyle güçlendirme işleminden bahsedilemeyecek olması nedenleriyle yerinde görülmemiştir. 15/04/2024 tarihli 3. bilirkişi heyeti raporunda güçlendirme maliyetinin hesabının yeniden statik projelerin hazırlanması ile mümkün olabileceği belirtilmiş, gerek 1. bilirkişi heyetinin güçlendirme maliyetine yönelik hesabının, gerekse Alanya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyasındaki güçlendirme maliyetine yönelik bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin böyle bir proje olmaksızın hazırlanmış olduğu, güçlendirme maliyetine yönelik 1. bilirkişi heyeti raporuna, 2. bilirkişi heyetinin de muhalif kaldığı belirlendiğinden 1. bilirkişi heyeti raporunun güçlendirme tercihi yönünden de hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla güçlendirmenin daha ekonomik olduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Diğer yandan; bir an için güçlendirme maliyetinin daha ekonomik olduğu kabul edilse dahi davalının, davacı ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak sözleşmede yazılandan daha düşük vasıflı (daha düşük dayanımlı) hazır beton gönderip sonra da davacıdan yıkım yerine güçlendirme yapmasını istemesinin hakkın kötüye kullanılması da teşkil edeceği, davalının davacıya sözleşmeye aykırı olarak daha düşük vasıflı hazır beton gönderilmesinin hiçbir makul sebebinin de izah edilemediği, otel inşaatı olacak bir binada daha zemin kat aşamasında yıkım yapılarak, daha maliyetli güçlendirme projesi yaptırmak, zaman kaybetmek, projede eksiltmelere ve daralmalara gitmek yerine deprem bölgesi olan ülkemizde yeniden ve inşaat teknik ve projesine uygun inşaat yapmak üzere inşaatın başlangıç aşamasında yıkım yoluna gidilmiş olmasının da Mahkememizce gayet makul olduğu sonucuna varılmış, güçlendirme yerine inşaatın yıkılması nedeniyle uğranılan zararın istenilebileceği sonucuna varılmış, davalının aksi yöndeki itirazları kabul edilmemiştir. Davacının, 6098 s. TBK'nin 227/1. maddesi gereğince satılan malın ayıplı olması ve davalı satıcının kendi kusuru nedeniyle bu ayıptan sorumlu olması nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, dönme hakkının kullanılması nedeniyle de davacının 6098 s. TBK.'nin 229/1-3. maddesi gereğince ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi istediği, davalının makul hiçbir sebep olmaksızın sözleşmeye aykırı olarak davacıya gizli ayıplı hazır beton satışı yaparak tam kusurlu olması nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 3. bilirkişi heyetinin 15/04/2024 tarihli raporuna göre de, davacının uğradığı zararın (621.490 TL.+%18 KDV=) 733.358,20 TL. olduğu belirlenmiş, bu bedel esas alınarak davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf alacağına 01/07/2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de, davacının davalıyı Alanya .... Noterliği'nin 24/06/2019 gün ve ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ve bu ihtarnamenin davalı tarafa 01/07/2019 tarihinde tebliğ edilip, ihtarnamede tanınan 7 günlük sürenin geçmesinden sonra 09/07/2019 tarihinde temerrüte düşürdüğü anlaşıldığından, temerrüt tarihi olan 09/07/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacının dava dilekçesinde faiz türünü bildirmemesi nedeniyle faize de yasal faiz olarak hükmetmek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 733.358,20 TL alacağın temerrüt tarihi olan 09/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, ayıba ilişkin ihbarın süresinde yapılmadığını, ayıbın, gizli ayıp niteliğinde olmadığını, davacının ayıbın muayene ile ortaya çıkabilen bir ayıp olduğunu kabul ettiğini, dolayısıyla gizli ayıp olmadığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, sözleşmeye aykırı olarak alınan numune alımlarımın doğruluğu ve laboratuvar sonuçlarının güvenilirliği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, önceki bilirkişi raporlarındaki çelişkileri gideremeyen, aksine yeni bir çelişki ortaya çıkartan ve hukuk bilirkişisi olmadığı halde içerisinde hukuki değerlendirmelere yer verilen hatalı ve eksik raporun hükme esas alındığını, karara dayanak raporda, yıkım yükümlülüğü olduğunun yanlış değerlendirildiğini, sözleşmenin davacıya yıkım hakkı vermediğini, yapı performans analiz raporunun geometrik uyumsuzluk gerekçesinin soyut olduğunu, numune alımının usule aykırı olduğunu, kim tarafından alındığı ve müvekkilinin betonuna ait olup olmadığının belirsiz olduğunu, yine raporda, davacının yapı müteahhidi olmadığı, taşeron olarak görev yaptığından güçlendirme yapma gibi bir yetkisinin bulunmadığının belirtilmesinin de hatalı olduğunu, dava konusu inşaatın yıkılmış olması nedeniyle dava dilekçesindeki alacak kalemlerine göre ve 24/06/2019 ihtar tarihi itibariyle davacının zararının KDV dahil ne kadar olabileceği ile ilgili hesaplama yapılmış olup, toplamda 621.490 TL + KDV tutarına ulaşıldığının görüldüğünü, oysa ki yapılan 15.04.2024 tarihli bahse konu rapordaki hesaplamanın güçlendirme maliyeti olmayıp yıkım ve yeniden inşaat maliyeti olduğunu, bu anlamda bilirkişi raporunun mahkemenin görevlendirme konusu kapsamının dışına çıkarak ayıp konusunda yapmış olduğu hatalı ve yerinde olmayan hukuki değerlendirmesinin yanı sıra ikinci bir hatalı değerlendirme ile mahkemeyi etkilediğini, dosya içerisinde yer alan diğer iki bilirkişi raporları ile iki farklı güçlendirme maliyeti hesabı yapıldığını, raporda ve haliyle kararda belirtilen maliyetlerin hangi verilere göre düzenlendiğinin ve dayanağının ne olduğunun belli olmadığını, dosya içerisinde söz konusu yerin yıkılmasını şart koşan belge bulunmayıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da ilgili belediyeden alınmış bir yıkım kararının da olmadığını, mevzuata aykırı bir şekilde tamamen inisiyatif alınarak yıkıldığını, HMK'nın 293 maddesine aykırı olarak uzman görüşü delili hakkında yeterince değerlendirme yapılmadığını ve uzman görüşünün ayıbın gizli olmadığı konusundaki açık ve net değerlendirmesine karşı hatalı çıkarımlar yapıldığını, kararda, ayıp dışında başka kalemlerin de yer aldığı ve içerisinde müvekkili lehine herhangi bir mahsuplaşma kaleminin olmadığı hatalı rapora dayanıldığını, güçlendirme konusuda dosyada yer alan teknik analiz ve raporlara itibar olunmadığını, müvekkilinin aleyhine olacak şekilde daha az maliyetli olan güçlendirme seçeneğinin tercih edilmediğini, bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmediğini, zararlı sonucun artmasına kendi kusuru ile sebep olan davacının kendi kusurundan istifade edemeyeceği de nazara alınarak müvekkilinin bir an için kusurlu olduğu sonucuna varılsa dahi en fazla güçlendirme maliyeti ile sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının sözleşmeden kaynaklı edimini ayıplı ifa etmesi nedeniyle sebebiyet verdiği iddia edilen zararın davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen ''Hazır Beton Satış Sözleşmesi'' uyarınca, davalının C-30/37 cinsi beton satışını ifa etmesi gerekirken edimini üstlendiği beton cinsini satmaması ve işbu betonun döküldüğü dava dışı üçüncü kişiye ait inşaat sahasında zarara sebebiyet verilmesi nedeniyle ödenen zararın davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı tarafça ise, davacının ayıp iddialarının yerinde olmadığı gibi, ayıp iddiasının yerinde olduğu kabul edilse dahi süresi içerisinde ihbar edilmediği, ihbarın şekle uygun yapılmadığı, numune alımının sözleşmeye aykırı şekilde yapıldığı, davacının talebinin üçüncü kişi ile arasında bulunan ilişkiye dayandığı, davacının iddialarının maldaki ayıp dışında başka kalemleri de içerdiği, davacının haksız olarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiği savunularak, davanın reddi istenmiştir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce delil tespiti de yaptırılmış ve delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Somut olayda, taraflar arasında sözleşme akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının edimini ayıplı ifa edip etmediği, ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, meydana geldiği iddia edilen zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise, sorumlu olunan zararın ne olduğu ile miktarı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davalının sattığı betonların gizli ayıplı olduğu, ayıbın süresi içerisinde ihbar edildiği ve davalının ayıplı ifası nedeniyle betonun döküldüğü dava dışı üçüncü kişiye ait inşaat alanının yıkılması nedeniyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, öncelikle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Yargıtay 6. HD'nin 30.05.2023 tarih, ... E-... K., 08.04.2025 tarih, ... E-... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, eser sözleşmesi mahiyetinde olup, somut uyuşmazlığın eser sözleşmesine ilişkin TBK'nın 470 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, satış sözleşmesi olduğu kabul edilerek inceleme ve değerlendirme yapılması yerinde olmadığı gibi, tespit raporu ve dahi mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, son bilirkişi raporunun da çelişkiyi giderecek ve hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte bulunmadığı, davalının rapora itirazlarının da giderilmediği anlaşılmakla, taraf iddia ve savunmaları, toplanılan deliller, tespit raporu, daha önce alınan bilirkişi raporları ile davalının işbu raporlara itirazları, davalı tarafından sunulan uzman raporu ile analiz raporunu da değerlendiren, teknik üniversitelerde görevli, alanında uzman akademisyen inşaat mühendisleri ile hesap uzmanlarından oluşan ve daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışındaki üç kişilik bilirkişi heyetinden, hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 12.600,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....