(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/3114 E. , 2007/5933 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 26/10/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 17/04/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... vekili Av. ... ... ile karşı taraftan Orman İdaresi vekili Av. ... .…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/3114 E. , 2007/5933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 26/10/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 17/04/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... vekili Av. ... ... ile karşı taraftan Orman İdaresi vekili Av. ... ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman Yönetimi Yahşieli Köyü 134 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili ile davalının taşınmaza elatmasının önlenmesini istemiş, davanın reddine ilişkin 17/06/2004 günlü hükmün Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/01/2006 gün ve 2005/12320- 2006/275 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan, 20.Hukuk Dairesinin bozma kararına özetle; “Çekişmeli taşınmazın 1976 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu sırasında tarla cinsindeki vergi kaydı nedeniyle Hacer Telli adına tarla niteliğiyle tesbit ve tescil edildiği, daha sonra 1992 yılında tapuda intikal ve tashih nedeniyle davalı adına kayıt oluştuğu ve bu aşamada taşınmazın tapu kaydındaki tarla cinsi “palamutluk” haline dönüştürülmüş ise de mahkemece yapılan 21.04.2003 ve 11.04.2004 tarihli keşiflerde dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların 50-60 yıl öncesinde taşınmazda bulunan palamutların meyvalarının toplanarak civarda bulunan boya fabrikalarına satılmak suretiyle tasarrufta bulunulduğunu, daha sonra para etmemeye başlayınca bundan vazgeçildiğini ve 40-50 yıl öncesinden beri çevredeki palamutların kesilerek yakacak amaçlı kullanıldığını, başka türlü bir tasarrufun bulunmadığını, halen boş alanlarda hayvan otlatıldığını belirttikleri, ... uzmanı bilirkişinin de bilimsel raporu ile bu durumu doğruladığı, bu nedenle kadastro tesbit tarihi itibarıyla taşınmaz üzerinde 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi anlamında ekonomik amaca yönelik bir zilyetlikten söz edilemeyeceği, vergi kaydı tek başına mülkiyet belgesi olmayıp zilyetlikle birleşmediği sürece hüküm ifade etmeyeceği gibi, davalının tutunduğu tapu kaydı ayrı ayrı mevkilerde bulunan ve Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2002/194, Dairenin 2005/12320 esasında kayıtlı davaya konu 134 parselin; mahkemenin 2002/192, Dairenin 2005/12322 esasında kayıtlı davaya konu 285 parsel ve yine mahkemenin 2002/193,