15. Ceza Dairesi 2012/14069 E. , 2014/636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergile
**15. Ceza Dairesi 2012/14069 E. , 2014/636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın, özel bir üniversitede okutman olarak görev yapan şikâyetçiye, kendisine ait cep telefonundan “Selamın Aleyküm ben ... numaranızı rüyamda gördüm, hayır olduğunu düşünüyorum, hakkınızı helal ederseniz sevinirim, Allah'a emanet olun, selametle" şeklinde mesaj gönderdiği, şikâyetçinin de mesaja karşılık vermesi üzerine telefonla görüşmeye başladıkları, bu süreçte sanığın, şikâyetçiye nükleer enerji mühendisi olduğunu, evlatlık çocuğunun bulunduğunu, çocuğun özürlü olduğunu, tedavisini yaptırdığını ve tedavi için Moskova'ya göndereceğini, bunun için paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek şikâyetçiden “...” adına PTT kanalı ile para göndermesini istediği, şikâyetçinin de sanığın anlattıklarına inanarak bir miktarını arkadaşlarından temin etmek suretiyle 18.400,00 TL'yi PTT kanalı ile sanık adına havale ettiği, daha sonra şikâyetçinin sanıkla tanışmak için Ankara'dan Samsun'a gittiği, orada şikâyetçiye özürlü kızını Moskova'ya gönderdiğini ve tedavisinin devam ettiğini beyan ettiği, ayrıca gerek mesajlarında gerekse de yüz yüze olan görüşmelerinde evleneceklerini, karısı olacağını belirttiğinden şikâyetçinin ileride sanıkla evleneceğini düşünerek sanığa çeşitli tarihlerde toplam 193.000,00 TL verdiği, bu şekilde sanığın değişik bahanelerle şikâyetçiden aldığı paraları iade etmediği gibi, şikâyetçiyle olan irtibatını da kestiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.