7. Ceza Dairesi 2021/13497 E. , 2021/16650 K. "" Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 19/02/2020 tarihli ve 2020/12302 soruşturma, 2020/11510 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii BURSA 6. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 18/05/2020 …
**7. Ceza Dairesi 2021/13497 E. , 2021/16650 K.** **"İçtihat Metni"** Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 19/02/2020 tarihli ve 2020/12302 soruşturma, 2020/11510 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii BURSA 6. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 18/05/2020 tarihli ve 2020/1668 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 22.10.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.11.2020 tarihli ve KYB. 2020-96390 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Her ne kadar Mahkemesince, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/02/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının müşteki vekiline 19/02/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, müşteki vekilinin bu karara karşı 15 günlük yasal süresinden sonra 09/03/2020 tarihinde itiraz ettiğinden bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verilmiş ise de; 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarihli ve 2018/4120 esas, 2018/6993 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, elektronik yolla müştekiler vekiline 19/02/2020 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 24/02/2020 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiğinden, 09/03/2020 tarihli itiraz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;