8. Hukuk Dairesi 2023/4973 E. , 2025/1925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/823 E., 2023/984 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2022/32 K. Taraflar arasındaki sayısallaştırma kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
**8. Hukuk Dairesi 2023/4973 E. , 2025/1925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/823 E., 2023/984 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2022/32 K. Taraflar arasındaki sayısallaştırma kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucunda dava konusu 172 ada 1 parsel no.lu taşınmazın yüzölçümü 276.437,00 m² olarak düzeltilmek suretiyle yine dava konusu 176 ada 1 parsel no.lu taşınmazın yüzölçümü 855.659,11 m² olarak düzeltilmek suretiyle Kadastro Müdürlüğünce 24.02.2021 ila 25.03.2021 tarihleri arasında kesin askı ilanına çıkarılmıştır. Askı ilan süresi içerisinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir Kadastro Müdürlüğü tarafından Balıkesir ili ... İlçesi ... Mahallesinde 3402 Sayılı Kanun'un Ek Madde 1 hükümlerine göre sayısallaştırma çalışmasının yapıldığını, yapılan çalışmaların sonucu 24.12.2021 ila 25.03.2021 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına alındığını, Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre seri bazında çalışma 1969 ile 1970 yıllarında 12 nolu Orman Tahdit Komisyonunca yapıldığını ve kesinleştiğini, 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 3302 Sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması 85 no.lu Orman Kadastro Komisyonunca yapıldığını, mezkûr Mahallede arazi kadastro çalışmaları 1975 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapıldığını, ... mahallesi hudutları içerisinde Orman Kanunu'na göre 172 ada 1 parsel ve 176 ada 1 parsel no.lu köy çamlığı Devlet ormanı bulunduğunu, kadastro çalışmaları ile Devlet ormanı içerisinde yol boşlukları bırakıldığını, dava konusu yerlerin orman vasfında olup kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde olduğunu, bu yol boşluklarının 172 ada 1 parsel ve 176 ada 1 parseller içerisinde bulunan kadastro haritasında da koordinatları gösterilmiş çevrili alanın orman vasfında olduğunu, Balıkesir Kadastro Müdürlüğünce, 3402 Sayılı Kanun'un Ek Madde 1 hükümlerine göre yapılan sayısallaştırma çalışmasında ada ve parsel numarası belirtilen yol boşluğu olarak tescil edilen taşınmaz toprak yapısı, eğim ve bitki örtüsü itibariyle orman vasfında olup kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını, söz konusu taşınmazın hem kesinleşen orman kadastrosuna göre hem de fiili durumu itibariyle orman olup, ormanların kamu malı niteliğinde olduğunu, bu niteliğin değişmesinin mümkün olmadığını, Anayasa'nın amir hükmü gereğince Devlet ormanların mülkiyeti devir olunamaz, hiçbir şekilde daraltılamaz, öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da kamu malı olan ormanların herhangi bir nedenle tahdit dışı kalmış olsalar bile zilyetlikle kazanılamayacağını, alınmış olan tapuların hukuken geçersiz olduğunun vurgulandığını, bu itibarla sayısallaştırma çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığından ve hatalı olduğundan sayısallaştırma çalışmalarına itiraz etmek zarureti hasıl olduğunu,bu nedenlerle Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1 maddesine göre yapılan sayısallaştırma çalışmalarına itirazlarının kabul edilerek çalışmaların iptali ile sayısallaştırmanın kesinleşmiş orman kadastro sınırları ile uyumlu hale getirilerek dava konusu yol boşluğunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan sayısallaştırma çalışmalarının ölçü, tersimat ve hesaplamadan kaynaklanan teknik hataların düzeltilmesi işlemlerini kapsayacağı, yapılan sayısallaştırma çalışmasında yüzölçümü hesaplama hatasının düzeltildiği, dava konusu 172 ada 1 parsel nolu taşınmazın yüzölçümü 276.437,00 m² olarak düzeltilmek suretiyle yine dava konusu 176 ada 1 parsel nolu taşınmazın yüzölçümü 855.659,11 m² olarak düzeltilmek suretiyle sayısallaştırma işlemi yapıldığı, yapılan sayısallaştırma işleminde bir hata olmadığı, kadastro çalışmasının mevzuata uygun yapıldığı, orman bilirkişi tespitinde yerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de dava konusu yerin 1975 tarihli tapulama tutanağının kesinleşen 1975 tarihli ilk tesis kadastrosuyla tespit gördüğü, tapuya tescil edilmemiş olduğu, kesinleşen tutanak uyarınca taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı..., sayısallaştırmaya itiraza yönelik davanın askı ilan süresi içinde ikame edildiği bununla birlikte davalının hak düşürücü süreye ilişkin itirazının ise mülkiyet iddiasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddine, dava konusu Balıkesir ili ... ilçesi ... mahallesi 172 ada 1 nolu parselin sayısallaştırma raporu ve ekleri gibi 276.437,00 m² yüzölçümü ile Balıkesir ili ... ilçesi ... mahallesi 176 ada 1 nolu parselin sayısallaştırma raporu ve ekleri gibi 855.659,11 m² yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, mülkiyete yönelik tescil talebi yönünden davanın tefriki ile Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, davalı ... Kadastro Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle: kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kadastro Müdürlüğünün de hasım gösterilebileceğine ilişkin Yargıtay kararı bulunduğunu, taşınmazın orman vasfında olduğunu, ayrıca Anayasa tarafından ormanların kullanımı ve sahipliğinin kimseye verilemeyeceğini, taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğim itibariyle orman vasfında olup sayılaştırma çalışmalarının usülüne uygun yapılmadığını ve ormanın yüzölçümünün eksiltildiğini, sayısallaştırma işleminin hatalı yapıldığını, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gibi bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli olmadığını öne sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; " Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, orman sınırının değişebilir sınır niteliğinde olup tesis kadastro paftası ile uyumlu olarak belirlenmesi gerekmesine, mahallinde yapılan keşif ve uygulama, yöntemine uygun olarak teknik verilere dayalı olarak düzenlenen teknik bilirkişi raporuna göre; sayısallaştırma çalışmasında ilk tesis kadastrosundaki sınırlara aynen uyulduğu ve dava konusu yerin 1966 tarihli hava fotoğrafında yol olarak gözüktüğünün bildirilmesine, sonuç olarak sayısallaştırma çalışmasının doğru olarak yapıldığı ve sayısallaştırmaya yönelik itirazların yerinde olmadığı gibi mülkiyet ihtilafı yönünden ise İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesine, ayrıca davacının davasını kroki ekleyerek açıp dava dilekçesinde de yol boşluğu bırakıldığını bildirdiği gözetildiğinde davalı Kadastro Müdürlüğüne husumet izafe edilemeyecek olup bu davalı yönünden de husumet yokluğundan redde karar verilmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talebindeki aynı gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekillinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda çıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.