Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şirketi tarafından ... keşide edilen çekler ... tarafından müvekkili ... adına cirantalanan çekler, ... bankası ... şubesine ait ,... çek numaralı 31/07/2022 keşide tarihli 35.000 TL bedelli keşide yeri İstanbul olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL bedelli keşide yeri ... olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait,... çek numaralı, 30/11/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında asıl işveren kurumu ... olan 05.07.2011 yürürlük tarihli ... 2 Su İletim Tüneli Yapım Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre yüklenici müvekkili firma Giresun Güce - Boncukçukur Köyü ... 2 su iletim tüneli tesisi taahhüdü kapsamındaki inşaat işlerini işbu sözleşme ekindeki tünel projesi doğrultusunda yapmış olmasına rağmen davalı edimini yerine getirmediğini, müvekkili şirket, alacağı konusunda defaeten yazılı ve sözlü olarak talepçi olmuş en son davalıya ... 1. Noterliğinden ... nolu ihtarname ile 07.09.2018 tarihinde ihtar gönderildiğini, cevaben ise taleplerin. zamanaşımına uğradığını belirttiklerini, Bu da dolaylı olarak borcun varlığının kabulü anlamı taşıdığını, davalı yanın zamanaşımı itirazı yerinde olmadığını, eser sözleşmelerine dayalı taleplerde zamanaşımı eserin bitişi ve teslim tarihi ile başlamadığını, oysa ne sözleşmeyi sona erdiren bir fesih bildirimi ne de imzalanmış bir kabul tutanağı olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin dava dışı asıl işveren ile davalının arasındaki ana sözleşme usül ve esaslarına tabi olduğu gözetildiğinde "yatırımcı firma" imzalı kısmi geçici kabul tutanağına göre işin bitirildiği tarih olarak 23.09.2014 tarihi dikkate alınması gerektiğini, ayrıca yine ekte sunulu istinaf kararı da zamanaşımı başlangıç tarihi olarak dava dışı idare ile işveren firma arasındaki kesin kabul tarihini esas alarak zamanaşımının dolmadığına hükmedildiğini, dava konusu uyuşmazlığa esas teşkil eden sözleşmede kesin kabul dahi yapılmadığını, ayrıca davalı yapılan işin yarım bırakıldığını, tamamlanmadığını, kalan işin başkasına yaptırıldığını iddia ettiğini, Ancak bu duruma ilişkin müvekkili şirkete sözleşmenin 19. Maddesi ile hüküm altına alınmasına rağmen ne bir ihtar ne bir fesih bildirimi yapılmamış, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, Hal böyle iken sözleşme devam ettiği halde işin başkasına yaptırııldığı iddiaası haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki tarafın da tacir olması ve basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunması gerektiğini, ancak davalı taraf cevabi ihtarlarında sözlü bir anlaşmadan bahsettiğini, bir anlaşmanın içeriğinin feragat ve kabul unsurları taşıdığı göz önüne alındığında yazılı şekilde yapılmaması düşünülemeyeceğini, böyle bir cevabı kabul etmediklerini, müvekkili tarafından işin tamamlanmadığı bir an düşünülse dahi sözleşmenin usulünce feshedilmemiş olması ve kalan işin başkasına yaptırıldığı iddiası karşısında sözleşmenin 19. maddesi uyarınca tazminat talep etme hakkı mevcut olduğunu, Sözleşmeye konu işlemler müvekkili şirket tarafından faturalandırılarak, düzenlenen hakediş raporlarına göre işin ifası gerçekleştirildiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkili şirketten alınan teminatların da muhasebe anlamında akibeti belirli olmamakla açılan bu dava ile bu miktarların da belirlenmesini ve tespitini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davalılardan tüm alacaklarının tespiti ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması ile şimdilik 34.863,84 TL nin son hakediş faturası tarihi olan 31.12.2011 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.