(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/5083 E. , 2008/8915 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği d…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/5083 E. , 2008/8915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda hakim, 12.maddedeki belgelere dayanılarak taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir. Bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın üzerinde özellikleri tam açıklanmayan dört adet yapı mevcuttur. Paydaş ve bağımsız bölüm sayısı itibariyle her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşüp düşmediği ve yapıların Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2 maddesi hükmüne uygun nitelikte olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durum karşısında Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı bakımından mahkemece bu konuda yeterli bir inceleme yapılmadan ve inandırıcı bir gerekçe içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak “taksimin mümkün olmadığı” yolundaki görüşe dayanılarak taşınmazın satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Öte yandan;