1. Hukuk Dairesi 2010/3786 E. , 2010/4293 K. "" MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 23/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı idare adına kayıtlı 309 parsel sayılı taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptali ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalı Vakıflar İdaresi, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, dava…
**1. Hukuk Dairesi 2010/3786 E. , 2010/4293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 23/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı idare adına kayıtlı 309 parsel sayılı taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptali ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalı Vakıflar İdaresi, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan iptal, sicil kaydının kütükten terkini ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 309 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesi üzerine 14.1.1981 tarihinde sicil kaydının oluşturulduğu, davanın ise 13.12.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” cümlesi ve aynı Yasa’nın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasa’ya “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Somut olayda, davalı adına tescilin dayanağı kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı hazine vekilinin diğer temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine