22. Hukuk Dairesi 2017/5681 E. , 2017/11867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, işverence iş akdine haksız olarak son verildiği
**22. Hukuk Dairesi 2017/5681 E. , 2017/11867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, işverence iş akdine haksız olarak son verildiğini öne sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos olan yaz aylarında haftanın 6 günü 08.00-18.30 arası 1 saat ara dinlenme ile haftada 12 saat, diğer aylarda ise haftanın 5 günü 08.00-17.30, cumartesi günü ise 08.00-13.30 saatleri arası çalışarak haftada 3 saat fazla çalışma yaptığı kabulüne göre fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Davacının dava dilekçesinde açıkladığı çalışma şekli ve taraf tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaz aylarında 08.00-18.30 arası haftanın 5 günü çalıştığı ve cumartesi günü çalışmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, kış ayları için fazla çalışma alacağı hesaplanırken cumartesi günü yapılan 5.5 saat çalışmadan yarım saat ara dinlenme süresi de düşülmemiştir. Açıklanan nedenler gözetilerek fazla çalışma süresi hesaplandığında, davacının yaz ve kış ayrımı gözetmeden haftada 2,5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmakta olup Mahkemece kabul edilen fazla çalışma süresi hatalıdır. 3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında diğer bir uyuşmazlık konusudur. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Somut olayda, Mahkemece davacının dini bayramlar dışında genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilmiştir. Davacı tanıklarının davacı ile yakınlıkları, davalı işverenle aralarında husumet bulunup bulunmadığı ve anlatımları ile davalı tanıklarının işyerinde genel tatil günlerinde çalışma olmadığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, ispat yükü üzerine olan davacının dini bayramlar dışında genel tatil günlerinde çalıştığını yöntemince ispatlayabildiği tek dönemin davalı ile husumeti olmayan ve işyerinde kayıtlı çalışması bulunduğu anlaşılan tanık İsa Gümüş'ün davacı ile birlikte çalıştığı süre olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenle, bu tanığın davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştığı dönem tespit edilerek, bu dönem için davacının dini bayramlar dışında genel tatil günlerinde çalıştığı, bu dönem dışında genel tatil günlerinde çalışıldığının yöntemince ispatlanamadığı kabulüne göre hesaplama yapılması dosya içeriğine uygun düşecektir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.