(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12484 E. , 2009/12939 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2007 ve 14.04.2009 gününde verilen dilekçeler ile Medeni Kanunun 724. maddesi gereğince temliken tescil, değilse tazminat, birleştirilen davada müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak ve tazminat davası birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, birleştirilen müdahaleni…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12484 E. , 2009/12939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2007 ve 14.04.2009 gününde verilen dilekçeler ile Medeni Kanunun 724. maddesi gereğince temliken tescil, değilse tazminat, birleştirilen davada müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak ve tazminat davası birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, birleştirilen müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne, birleştirilen tazminat davasının kabulüne dair verilen 25.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kendi malzemesi ile başkasının arazisine daimi nitelikli betonarme ev, besihane, samanlık gibi yapıların inşası nedeniyle Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Birleşen davada, çapa dayanılarak elatmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunulmuştur. Bozmadan sonra açılan ve birleştirilen davada ise; Türk Medeni Kanununun 722, 723 ve 724. maddelerine dayanılarak yapı değeri olan 107.000.00 YTL., ıslah ile 120.162,30 YTL.nin tahsili istenmiştir. Mahkemece, temliken tescil istemine yönelik davanın reddine, birleştirilen davanın kabulü ile 1931 parsele yönelik davacı ve davalının elatmasının önlenmesine, bozmadan sonra birleştirilen 2009/195 Esastaki davanın kabulü ile 120.162.30 TL.nin kayıt malikinden alınarak malzeme sahibi davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, birleşen davanın davacısı ve tazminat davasının davalısı ... temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 723.maddesi uyarınca malzeme sahibine ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına ./.. 2009/12484 - 12939 - 2 - göre değişir. Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir.Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile yapan malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır. Buna karşılık, üzerinde inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir (Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy,Fikret Eren,Erol Cansel.Türk Eşya Hukuku.Ankara 1978.sh.610). Eldeki uyuşmazlıkta 1931 parsel üzerindeki bina, ahır ve depolar taşınmaz malikine harici satımı sonucu yapıldığından kural olarak malzeme maliki davacı ve davalının iyiniyetli olduğunun kabulü gerekir. Malzeme maliki ve arazi sahibi iyiniyetli ise malzeme sahibine muhik bir tazminat ödenmelidir. Muhik tazminatın tespit ve takdiri ise hakime ait bir görevdir. Olayın özelliğine göre malzemenin dava tarihindeki değeri gözetilerek takdir edilir. Malzeme sahibi kötüniyetli ise arsa sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri öder.Bu değer inşaat nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olmayacağından burada da olayın özelliğine göre hakimin geniş takdir yetkisi bulunmaktadır (TMK.m.4). Somut uyuşmazlıkta bilirkişi 14.05.2009 tarihli raporunda 1931 sayılı parsel üzerindeki ev, bina ve deponun dava tarihindeki rayiç değerini bulmuş, mahkemece de bu değer hüküm altına alınmıştır. Oysa, yukarıda sözü edildiği üzere iyiniyetli malzeme malikinin tazminat olarak isteyebileceği değer malzemenin dava tarihindeki değeridir. Bu değer asla yapı değerine denk kabul edilemez. Kaldı ki, yine yukarıda sözü edildiği üzere tazminatın belirlenmesinde hakimin geniş takdir yetkisi vardır. Mahkemece, tazminat olarak binada kullanılan malzeme değeri yerine yapı değerlerinin hüküm altına alınması açıklanan nedenlerle doğru değildir. Öte yandan, bozmadan önce alınan 11.06.2007 tarihli bilirkişi raporunda 53.662.50 olarak saptanan bina değerinin, gerekçe gösterilmeksizin hükme dayanak alınan raporda 62.534.70 TL. olarak belirlenmesi, mahkemece bu farkın nereden kaynaklandığının araştırılmadan hüküm tesisi de yanlıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.