8. Hukuk Dairesi 2023/3116 E. , 2024/1095 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2432 E., 2023/1319 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2021/430 K. Taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. H…
**8. Hukuk Dairesi 2023/3116 E. , 2024/1095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2432 E., 2023/1319 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2021/430 K. Taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, 01.12.2019 tarihli vakıf meclisi toplantısı gündemi ile toplantı için gönderilen çağrı kağıdının mütevelli heyeti tarafından belirlenip gönderilmediği, karar defteri incelendiğinde son vakıf mütevelli heyetinin son kararının 02.10.2018 tarihli olduğu, iptali istenilen 01.12.2019 tarihli vakıf meclisi gündeminin, vakıf bütçesinin, vakıf faaliyet proğramının hazırlanmadığını, 02.10.2018 tarihinden sonra vakıf adına yapılan tüm işlemlerin vakıf mütevelli heyetinden gizlendiği, toplantıya dair itirazlarının geçici divan başkanı tarafından dikkate alınmayarak gündem maddelerinin görüşülmesine başlandığı, toplantının ertelenmesi taleplerinin de kabul edilmediği, yapılan toplantının vakıf senedine ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davalı Vakfın, 01.12.2019 tarihinde yapılan 23. Olağan Vakıf Meclisi toplantısının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'nın 23. Olağan Vakıf Meclisi toplantısının, vakıf senedine uygun olarak toplantı nisabına ve karar yeter sayılarına uyulmak suretiyle gerçekleştirildiği, vakıf mütevelli heyetinin vakıf senedine göre vakıf meclisini toplantıya çağırma usulünün bulunmadığı, faaliyet raporunun gelir-gider tablolarının ve bilançoların vakıf meclisinde okunup onaya sunulduğu ve oy çokluğu ile ibra edildiği, vakıf meclisinin görev ve yetkileri arasında mütevelli heyetinin tamamını ya da bir kısmını görevden alma gerektiğinde yenilerini atama yetkisinin alındığı, 1 Aralık 2019 tarihinde gerçekleştirilen ve bu yönde alınmış kararların vakıf senedine uygun alınmış olduğu görülmekle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; iptali istenilen vakıf meclisi toplantısının vakıf senedi hükümlerine uygun yapıldığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilmiş ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, raporun hükme esas alınabilecek bir rapor olmadığı ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakıf meclisi toplantısının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.