8. Hukuk Dairesi 2024/5136 E. , 2025/2370 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/593 E., 2024/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapıla…
**8. Hukuk Dairesi 2024/5136 E. , 2025/2370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/593 E., 2024/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bursa ili .... ilçesi ...köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 123 parsel sayılı 46.477,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ..., ... .. ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Bursa ili ..... ilçesi ... köyü 107 ada 123 parsel sayılı taşınmazın öncesinin ve şu anki durumunun eylemli orman olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ... ve .....cevaplarıdna; davayı kabul etmediklerini, taşınmazın çevresinde orman arazileri bulunduğunu, orman olarak tespit edilmesi halinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar ..., ... ve.... cevaplarında; davayı kabul etmediklerini, taşınmazın çevresinde orman arazileri bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ....... cevabında; anne ve babası sağ iken taşınmazı mısır ve buğday ekmek suretiyle kullandıklarını, şu anda dayısının oğlu ... tarafından ot biçmek suretiyle kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile .... ilçesi ...köyü Susaklı mevkiinde kain 107 ada 123 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi .....un 21.05.2009 tarihli krokili raporunda ve orman mühendisi bilirkişiler... ve .... tarafından düzenlenen 30.06.2009 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.338,00 m²'lik (C) harfi ile gösterilen 3.038,00 m²'lik ve (D) harfi ile gösterilen 4.355,00 m²'lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden davanın reddine dair hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/11992 Esas, 2009/14872 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bilahare; davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin, 14.11.2022 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2008/450 Esas, 2010/206 Karar sayılı ek kararıyla; hükmün Yargıtayca onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek kararın ve esasa ilişkin hükmün davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.04.2023 tarihli ve 2023/704 Esas, 2023/2120 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahekemesince, gerçek tapu malikinin mirasçıları tespit edilmeden ve davada taraf olarak yer almaları sağlanmadan yargılama yapılıp karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, öncelikle davacı Hazineye, husumetin doğru kişilere yöneltilmesi suretiyle taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan iddia ve savunmalarının sorulması, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ek kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2010/16462 Esas ve 2011/130 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu.. köyü 107 ada 123 parsel sayılı taşınmazın 1970 tarihinde çekilen hava fotoğrafında (A), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerin siyah renkli orman alanında, diğer kısımlarının (B ile gösterilen) ise açık renkli tarım alanında göründüğü, yine taşınmazın eylemli durumunun ekli haritalarda (A), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerinin %10 - 20 meyilli olup, üzerinde 40-120 yaşlarında meşe ağaçlarından oluşan orman bulunduğu ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Bursa ili .... ilçesi ....köyü Susaklı mevkiinde kain 107 ada 123 parsel sayılı taşınmazın bilirkişinin dosyada mevcut raporunda (A), (C) ve (D) ile gösterilen yerin mevcut tapu kaydının iptali ile bu yerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu taşınmazın bilirkişinin krokili raporunda (B) ile gösterdikleri yer hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak, 6100 sayılı HMK'nin 294 üncü maddesi; "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir." hükmünü, anılan Kanun' un 297/2 nci maddesi ise; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü ihtiva etmekte olup somut olayda, İlk Derece Mahkemesince kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilen kısımlarının miktarının belirtilmemiş olması ve bu kısımları gösterir bilirkişi raporuna da atıf yapılmamış olması, hükmün infazını imkansız kılacağından isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına ve yerine, "Bursa ili ... ilçesi ...köyü Susaklı mevkiinde kain 107 ada 123 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..... ..'un 21.05.2009 tarihli krokili raporunda ve orman mühendisi bilirkişiler... ve ...tarafından düzenlenen 30.06.2009 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.338,00 m2, (C) harfi ile gösterilen 3.038,00 m² ve (D) harfi ile gösterilen 4.355,00 m² kısımlarının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden davanın reddine, fen bilirkişisi .....tarafından düzenlenen 21.05.2009 tarihli raporun ve orman mühendisi bilirkişiler... ve ... tarafından düzenlenen 30.06.2009 tarihli raporun kararın eki sayılmasına" ifadesinin yazılmasına ve hükmün, DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.