(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20477 E. , 2013/5188 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hüküm fıkrasında temyiz süresi,mercii ve yasa yolu açıkça belirtilmiş olup; YCGK'nun 05.12.2010 gün 2010/2-169 E.2010/188 K. Sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere,hüküm fıkrasında sadece başvuru şeklinin belirtilmemiş olması, temyiz süresinin işlemesine engel teşkil etmeyeceğinden, tebliğnamedeki düşünceye i…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20477 E. , 2013/5188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hüküm fıkrasında temyiz süresi,mercii ve yasa yolu açıkça belirtilmiş olup; YCGK'nun 05.12.2010 gün 2010/2-169 E.2010/188 K. Sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere,hüküm fıkrasında sadece başvuru şeklinin belirtilmemiş olması, temyiz süresinin işlemesine engel teşkil etmeyeceğinden, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Yokluğunda verilen mahkumiyet kararının sanığa usulüne uygun olarak 30.05.2008 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı,10.06.2008 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Annesi 18.08.1999 tarihinde vefat etmiş olan sanığın, annesinin sağlığında almış olduğu özel vekaletnameye istinaden annesi öldükten sonra da onun maaşını çekmeye devam ettiği 30.11.2005 tarihine kadar 62.363 TL haksız menfaat sağladığı anlaşıldığından sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsiz görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;