4. Hukuk Dairesi 2009/9514 E. , 2010/5372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 19/10/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i
**4. Hukuk Dairesi 2009/9514 E. , 2010/5372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 19/10/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının tam kusurlu eylemiyle meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kaza sırasında üzerinde bulunan gözlük, saat ve cep telefonunun kaybolduğunu belirterek, davalının uğradığı zararlardan sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, alkollü ve aşırı hızlı biçimde araç kullanan davalının, aracın direksiyon yönetimini kaybetmesi nedeniyle kaldırımda yürümekte olan davacıya çarptığı; 2 metre havaya fırladıktan sonra aracın ön camına, oradan da yere düşen davacının basit tıbbi müdahale ile giderilir biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacının kaza sırasında kırıldığını ve kaybolduğunu belirttiği eşya herkesin üzerinde bulunabilecek nitelikteki eşyadır. Kazanın meydana geliş biçimine göre, yaşamın olağan akışı sırasında davacının, olaydan hemen sonra hazırlıktaki anlatımlarında kırılan cep telefonu, gözlük ve saatinden söz etmesinin beklenemeyeceğine göre, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından saptanmış olan ikinci el eşya değerlerinin ödetilmesine karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, maddi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın meydana geliş biçimi, kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir olunmak üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.